|
Devlet
Bakanlığı ile Adalet Bakanlığından:
ÇOCUK KORUMA KANUNUNA GÖRE VERİLEN
KORUYUCU VE
DESTEKLEYİCİ TEDBİR KARARLARININ
UYGULANMASI HAKKINDA
YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1)
Bu Yönetmeliğin amacı, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen
çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına
alınmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1)
Bu Yönetmelik, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında alınacak
tedbirler ile suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik
tedbirlerinin usûl ve esaslarına, bu kararların yerine getirilmesinde
kurumların görev ve sorumluluklarına ilişkin hükümleri kapsar.
Dayanak
MADDE 3 –
(1) Bu Yönetmelik, 3/7/2005
tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 47
nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1)
Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;
a) Çocuk: Daha erken yaşta
ergin olsa bile, onsekiz yaşını
doldurmamış kişiyi; bu kapsamda,
1) Korunma ihtiyacı olan
çocuk: Bedensel, zihinsel, ahlâkî, sosyal ve duygusal gelişimi ile
kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen
ya da suç mağduru çocuğu,
2) Suça sürüklenen çocuk:
Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile
hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya
da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen
çocuğu,
b) Çocuk hâkimi: Hakkında
kovuşturma başlatılmış olanlar hariç, suça sürüklenen çocuklarla
korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında uygulanacak tedbir kararlarını
veren çocuk mahkemesi hâkimini,
c) Kanun: 3/7/2005 tarihli ve
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununu,
ç) Kurum: Bu Yönetmelik
kapsamındaki çocuğun bakılıp gözetildiği, hakkında verilen tedbir
kararlarının yerine getirildiği resmî veya özel kurumları,
d) Mahkeme: Çocuk mahkemeleri
ile çocuk ağır ceza mahkemelerini, çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde
aile ya da asliye hukuk mahkemeleri ile
ceza mahkemelerini,
e) Sosyal çalışma görevlisi:
Psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji, sosyal hizmet
alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun meslek mensuplarını,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler
Koruyucu ve destekleyici
tedbirler
MADDE 5 – (1)
Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun yararı göz önünde
bulundurularak, öncelikle kendi aile ortamında korunmasının sağlanması
ile yaşına ve gelişimine uygun eğitim ve öğreniminin desteklenmesini,
kişiliğinin ve toplumsal sorumluluğunun geliştirilmesini sağlamaya
yönelik;
a) Danışmanlık,
b) Eğitim,
c) Bakım,
d) Sağlık,
e) Barınma,
tedbirleridir.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumuna başvuru, bildirim mükellefiyeti ve yükümlülükler
MADDE 6 – (1)
Adlî ve idarî merciler, kolluk görevlileri, köy ve mahalle muhtarları,
belediye zabıta memurları, sağlık ve eğitim kuruluşları, diğer kamu
kurum ve kuruluşlarının görevlileri, sivil toplum kuruluşları ile bir
çocuğun korunma ihtiyacı olduğundan haberdar olanlar, durumu il ve
ilçelerdeki sosyal hizmetler müdürlüklerine bildirmekle yükümlüdür.
(2) Çocuk veya çocuğun
bakımından sorumlu kimseler, çocuğun korunma altına alınması amacıyla
il ve ilçelerdeki sosyal hizmetler müdürlüklerine başvurabilir.
(3) İl ve ilçe sosyal hizmet
müdürlükleri, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında basın ve yayın
organları ile benzeri iletişim araçlarında çıkan haberleri ve her
türlü duyumu ihbar kabul ederek ayrıca bir resmî duyuru gelmesini
beklemeden harekete geçerek bunları
araştırmakla yükümlüdür.
(4) İl ve ilçe sosyal hizmet
müdürlükleri, çevrelerinde korunma ihtiyacı olan Kurum hizmetinden
yararlanamayan çocukları tespit etmek ve gerekli tedbirleri almak
amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde bulunur.
(5) Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu kendisine bildirilen olaylar ve yükümlülükleri ile
ilgili olarak gerekli incelemeyi derhâl yapar. İnceleme ve müteakip
işlemler, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünün
çocuklara ilişkin mevzuatına göre yürütülür.
(6) Yapılan inceleme sonucu,
müracaatçının gereksinim ve aciliyet
durumu göz önünde bulundurularak, Kurumun vermiş olduğu hizmet
modellerinden yararlandırılabilir ya da
ilgili kurumlara yönlendirilebilir.
(7) Koruyucu ve destekleyici
tedbir kararı alınması gereken hâllerde, il veya ilçe sosyal hizmetler
müdürlüğünce çocuk hakkında Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına
İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 21 inci maddesine uygun
olarak hazırlanacak sosyal inceleme raporu, talep yazısı ekinde
mahkemeye veya çocuk hâkimine sunulur.
Acil korunma kararı alınması
MADDE 7 – (1)
Derhâl korunma altına alınmasını gerektiren bir durumun varlığı
hâlinde çocuk, sağlık kontrolü yaptırıldıktan sonra Sosyal Hizmetler
ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakım ve gözetim altına alınır.
(2) Acil korunma kararının
alınması için Kurum tarafından çocuğun Kuruma geldiği tarihten
itibaren en geç beş gün içinde çocuk hâkimine müracaat edilir. Hâkim
tarafından, üç gün içinde talep hakkında karar verilir. Hâkim, çocuğun
bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerektiğinde kişisel ilişkinin
tesisine karar verebilir.
(3) Acil korunma kararı
alınıncaya kadar geçen sürede çocuk; sosyal hizmetler il müdürünün
oluruna istinaden Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun hizmet
modellerinden yararlandırılır.
(4) Acil korunma kararı en
fazla otuz günlük süre ile sınırlı olmak üzere verilebilir. Bu süre
içinde Kurumca çocuk hakkında sosyal inceleme yapılır. Kurum, yaptığı
inceleme sonucunda, tedbir kararı alınmasının gerekmediği sonucuna
varırsa bu yöndeki görüşünü ve sağlayacağı hizmetleri hâkime bildirir.
Çocuğun, ailesine teslim edilip edilmeyeceğine veya uygun görülen
başkaca bir tedbire hâkim tarafından karar verilir.
(5) Kurum, çocuk hakkında
tedbir kararı alınması gerektiği sonucuna varırsa hâkimden koruyucu ve
destekleyici tedbir kararı verilmesini talep eder.
Koruyucu ve destekleyici
tedbir kararı alınmasında yetki ve usûl
MADDE 8 – (1)
Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun
anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi
üzerine veya re'sen çocuğun menfaatleri
bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı
kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınır.
(2) Çocuk mahkemesi
bulunmayan yerlerde, bu mahkeme kurulup göreve başlayıncaya kadar
hakkında kovuşturma başlatılmış olanlar hariç, korunma ihtiyacı olan
çocuklar hakkında tedbir kararları, aile mahkemeleri kurulan yerler
bakımından bu mahkemeler, kurulu bulunmayan yerler bakımından asliye
hukuk mahkemelerince alınır.
(3) Hakkında kovuşturma
başlatılmış olan çocuklar için koruyucu ve destekleyici tedbir kararı
kovuşturmanın yapıldığı mahkemece alınır.
(4) Soruşturma sırasında,
suça sürüklenen çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir
talebinde bulunulup da mahkeme veya çocuk hâkiminden tedbir kararı
alınmış ise kararın bir sureti soruşturma dosyası içine konularak
kovuşturma makamlarının bilgisine sunulur.
(5) Fiili işlediği sırada
oniki yaşından küçük çocuklar ile
onbeş yaşını doldurmamış sağır ve
dilsizler hakkında mahkemece, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk
Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrası ile 33 üncü maddesi
uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
(6) Fiili işlediği sırada
oniki yaşını bitirmiş
onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile
onbeş yaşını doldurmuş ancak
onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve
dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını
algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin
yeterince gelişmemiş olması hâlinde mahkemece, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 33 üncü maddesi
uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
(7) Çocuk hâkimi veya
mahkemece, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla
korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında verilecek tedbir kararlarının
usûlünde, Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır.
(8) Çocuk hâkimi veya
mahkemece, koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmeden önce
yeterli idrak gücü bulunan çocuğun yazılı veya sözlü olarak görüşü
alınır. Gerektiğinde koruyucu ve destekleyici tedbir kararını istemeye
yetkili olan çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden
sorumlu kimse ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
temsilcileri de dinlenebilir.
(9) Kanunun 7
nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca
görevli mahkeme, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında koruyucu ve
destekleyici tedbir kararının yanında 22/11/2001 tarihli ve 4721
sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, vesayet, kayyım,
nafaka ve kişisel ilişki kurulması gereken hâllerde de duruşma yaparak
karar vermeye yetkilidir.
(10) Aile mahkemeleri,
bakmakta oldukları davalar ile ilgili koruyucu ve destekleyici tedbir
kararı verebilir.
(11) Tedbir kararı verilmeden
önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir. Ancak, fiili
işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş
onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar
ile onbeş yaşını doldurmuş ancak
onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve
dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama
yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal inceleme
yaptırılması zorunludur.
(12) Mahkeme veya çocuk
hâkimi bir veya birden fazla tedbire karar verebilir. Tedbir kararı
verilirken, Kanunun 4 üncü maddesinde öngörülen; kurumda bakım ve
kurumda tutmanın son çare olarak görülmesi, kararların verilmesinde ve
uygulanmasında toplumsal sorumluluğun paylaşılmasının sağlanması temel
ilkesinden hareketle çocuğu öncelikle aile içinde destekleyen
danışmanlık, eğitim ve sağlık tedbirlerinin alınması esası gözetilir.
Ancak; çocuğun teslim edileceği veli, vasi, kanunî temsilcisi veya
bakımını üstlenen kimselerin sosyal, ekonomik ve kültürel durumu ile
yörenin örf ve âdetleri dikkate alınarak, çocuğun yaşama, gelişme,
korunma ve katılım hakları ile yarar ve esenliğinin tehlikeye
düşebileceğinin tespiti hâlinde; diğer tedbirler yanında kurumda bakım
veya barınma tedbiri kararı alınması öncelikle değerlendirilir.
(13) Tedbir kararında;
tedbirin türü ile tedbiri uygulayacak kişi, kurum veya kuruluş adları
gösterilir. Gerektiğinde kararda tedbirin süresi de belirtilir.
(14) Tedbir kararları
verilirken, tedbirin belirli bir yerde uygulanması sonucunu doğuracak
şekilde hizmet sunumu bakımından idarenin takdir alanını kısıtlayacak
veya hizmet modellerini ve sınırlarını daraltabilecek uygulamalara
sebebiyet verilmemesine özen gösterilir.
(15) Çocuk hâkimi veya
mahkeme, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verdiği
çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir.
Koruyucu ve destekleyici
tedbir kararlarının gönderilmesi
MADDE 9 – (1)
Mahkeme veya çocuk hâkimince bu Yönetmelik uyarınca verilen;
a) Danışmanlık ve barınma
tedbir kararları, ilgisine göre il millî eğitim müdürlükleri, ilçe
veya il sosyal hizmetler müdürlükleri ya
da yerel yönetimlere,
b) Eğitim tedbiri kararı,
ilgisine göre il millî eğitim müdürlüklerine veya Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerine,
c) Bakım tedbiri kararı, ilçe
veya il sosyal hizmetler müdürlüklerine,
ç) Sağlık tedbiri kararı, il
sağlık müdürlüklerine,
gönderilir.
(2) Koruyucu ve destekleyici
tedbir kararı, kesinleştirilmesi beklenmeksizin derhâl uygulanır.
(3) Tedbir kararlarının,
kararı veren mahkemenin veya çocuk hâkimliğinin bulunduğu yerde
uygulanması esastır. Ancak, tedbir kararının uygulanmasının, kararın
gönderildiği ildeki kurum veya kuruluşlar tarafından yerine
getirilmesi mümkün olmadığı taktirde çocuğun yararı gözetilerek tedbir
kararını yerine getirmekle sorumlu kurum tarafından tedbirin nerede
yerine getirileceğine karar verilir.
Tedbir kararının
değiştirilmesi veya süresinin uzatılması
MADDE 10 –
(1) Hâkim veya mahkeme; denetim görevlileri, çocuğun velisi, vasisi,
bakım ve gözetimini üstlenen kimselerin, tedbir kararını yerine
getiren kişi ve kuruluşun temsilcisi ile Cumhuriyet savcısının talebi
üzerine veya re'sen çocuğa uygulanan
tedbirin sonuçlarını inceleyerek, süresini uzatabilir veya
değiştirebilir.
(2) Hâkim veya mahkeme,
koruyucu ve destekleyici tedbir kararının değiştirilmesi veya
süresinin uzatılması yönünde bir karar vermeden önce tedbir kararını
uygulayan kişi, kurum veya kuruluştan tedbirin uygulanması hakkında
gerekçeli bir rapor isteyebilir.
Tedbir kararının kaldırılması
veya sona ermesi
MADDE 11 –
(1) Hâkim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve
destekleyici tedbirin kaldırılmasına karar verebilir. Bu karar acele
hâllerde, çocuğun bulunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir.
Ancak bu durumda karar, önceki kararı alan hâkim veya mahkemeye
bildirilir.
(2) Tedbir kararının
kaldırılmasını, denetim görevlileri, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve
gözetimini üstlenen kimseler, tedbir kararını yerine getiren kişi ve
kuruluşun temsilcileri ile Cumhuriyet savcısı talep edebilir.
(3) Tedbirin uygulanması,
onsekiz yaşın doldurulmasıyla ayrıca bir
karara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erer. Ancak hâkim, eğitim
ve öğrenimine devam edebilmesi için ve çocuğun rızası alınmak
suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine
karar verebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Koruyucu ve Destekleyici Tedbir
Kararlarının Yerine Getirilmesi
Danışmanlık tedbiri
MADDE 12 –
(1) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere
çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile
ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye yönelik rehberlik
tedbirleridir.
(2) Danışmanlık tedbirleri,
çocuğun ailesi yanında korunmasını sağlamak veya çocuk hakkında
verilen tedbir kararlarının uygulanması sırasında onu desteklemek
ya da uygulanması muhtemel tedbirler
hakkında bilgilendirmek amacıyla uygulanır.
(3) Özel veya kamu sosyal
hizmet kurum veya kuruluşlarında ya da
ailesi yanında kalmakta olan ve hakkında danışmanlık tedbirine karar
verilen çocukların bedensel, zihinsel, psiko-sosyal,
duygusal gelişimini desteklemek, okul, aile ve sosyal çevresi ile
uyumunu güçlendirmek ve yeteneklerine uygun bir meslek sahibi olarak
hayata hazırlanmalarını sağlamak amacıyla okul başarısını arttırma,
madde kullanımı, davranış bozukluğu, ergenlik sorunları, aile içi
iletişim gibi çocuğun, ailesinin ve çocuğun bakımını üstlenen
kişilerin ihtiyaçlarına uygun konularda uzmanlaşmış bir veya birden
fazla kişi danışman olarak görevlendirilebilir.
(4) Çocuğun bakımından
sorumlu olan kimselere; anne baba eğitimi, aile danışmanlığı, aile
tedavisi gibi konularda danışmanlık hizmetleri sunulur. Ayrıca,
davranış değişikliği için bu anne ve babalar aile eğitimi
programlarına yönlendirilebilir.
(5) Danışmanlık hizmeti,
kurumlarda görevli sosyal çalışma görevlileri ile alanında meslekî
eğitim almış görevlilerce yürütülür. Danışmanlık hizmeti verecek uzman
kişilerin uygulayacakları meslekî çalışmalar ve programlara ilişkin
standartlar, uygulama esasları ve değerlendirme ölçütleri tedbiri
yerine getirecek kurumlar tarafından belirlenir. Uzmanlar alanları da
belirtilmek suretiyle tedbiri yerine getirmekle sorumlu kurumların
taşra birimleri tarafından, il ve ilçelerdeki koordinasyon
makamlarına, mahkeme veya çocuk hâkimlerine bildirilir.
(6) Danışmanlık hizmeti
verecek olan kişilerin konularında meslekî eğitim almış olmalarının
yanı sıra yeterliliklerini sertifikaları ile belirten ve alanlarında
çalıştıklarını hizmet belgesi ile ispat edenler öncelikli olarak
tercih edilir.
(7) Danışmanlık tedbiri,
Millî Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve
yerel yönetimler tarafından yerine getirilir. Danışmanlık tedbirini
yerine getirmekle sorumlu kurumlar, bu Yönetmeliğin yayımından
itibaren altı ay içinde uygulama usûl ve esaslarını oluşturarak
birer örneğini il ve ilçe koordinasyon makamları ile merkezî
koordinasyonun sekretarya hizmetlerini
yürüten Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığına gönderir.
Eğitim tedbiri
MADDE 13 –
(1) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı
olarak devamına; bu şekilde eğitim alması mümkün olmayan çocukların
evde eğitim almalarına, özel eğitim almaları gereken çocukların
eğitsel ihtiyaçları doğrultusunda ilgili eğitim kurumuna devamına,
kendilerine, ailelerine, öğretmenlerine ve okul personeline; uzman
personel, araç gereç sağlanmasına yönelik tedbirler ile çocuğun iş ve
meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna
gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamu
ya da özel sektöre ait işyerlerine
yerleştirilmesine yönelik tedbirlerdir.
(2) Mahkeme veya çocuk
hâkimi, eğitim tedbirine karar vermeden önce çocuğun eğitim alacağı
kişi, kamu veya özel kurumlardan bu konuda bilgi isteyebilir.
(3) Halk eğitimi ve meslekî
eğitim merkezleri ile Türkiye İş Kurumu il müdürlükleri, açtıkları ve
açacakları kurs ya da programlar hakkında
süre, konu, hedef kitle gibi hususları içeren listeleri oluşturarak
periyodik olarak mahkeme veya çocuk hâkimi ile il ve ilçelerdeki
koordinasyon makamlarına bilgi verir.
(4) Millî Eğitim Bakanlığı ve
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türkiye İş Kurumu Genel
Müdürlüğü, özel eğitime gereksinim duyan engelli çocuklar için eğitim
tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekli önlemleri alır. Bu konuda
ilde yapılan faaliyet ve programlar hakkında mahkeme veya çocuk hâkimi
ile il ve ilçelerdeki koordinasyon makamlarına periyodik olarak bilgi
verilir.
(5) Eğitim tedbiri kararının
verilmesinde onbeş yaşını doldurmamış
çocuklar bakımından uluslararası sözleşmeler ve kanunların öngördüğü
sınırlar dikkate alınır. Bunlar hakkında eğitimlerinin devamına
ilişkin tedbir kararı verilebilir.
(6)
Onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında, iş ve meslek edinmesi
amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine, meslek sahibi
bir ustanın yanına yahut kamu ya da özel
sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine yönelik verilen tedbir
kararında; Milli Eğitim Bakanlığınca yerine getirilmesinin hükme
bağlandığı hâllerde bu Bakanlığın koordinasyonunda meslekî eğitim
merkezleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yerine
getirilmesinin hükme bağlandığı hâllerde ise Türkiye İş Kurumu Genel
Müdürlüğünce geliştirilen işgücünün istihdam edilebilirliğini
artırmaya yönelik işgücü yetiştirme, meslekî eğitim ve işgücü uyum
programlarına yönlendirilmek suretiyle yerine getirilir. Bu eğitim
programlarına erişimde güçlük yaşanıyorsa, tedbir kararı verilen
çocuğun Türkiye İş Kurumuna Genel Müdürlüğüne müracaatı sonrasında
vasıflarına uygun işçi arayan özel işyerleri ile bağlantısı sağlanır.
Kamuda işe yerleştirme ise, kamuda işe alınacaklarla ilgili kanun
hükümleri çerçevesinde yerine getirilir.
(7) Hiç eğitim almamış veya
zorunlu eğitimini yarıda bırakmış, zorunlu eğitim yaşını tamamlamış
olup haklarında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen
çocukların; eğitimlerini sürdürebilmeleri, kapasitelerini
geliştirebilmeleri, iş ve meslek edinebilmeleri amacıyla Millî Eğitim
Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Türkiye İş
Kurumu Genel Müdürlüğünce gerekli önlemler alınır.
(8) Eğitim tedbiri, Millî
Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili
birimleri tarafından yerine getirilir.
Bakım tedbiri
MADDE 14 –
(1) Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi
bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, Sosyal Hizmetler ve
Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından çocuğun resmî veya özel bakım yurduna
yerleştirilmesi ya da koruyucu aile
hizmetlerinden veya Kurumun bu kapsamda yürüttüğü hizmet modellerinden
yararlandırılmasına yönelik tedbirdir.
(2) Bakım veya barınma tedbir
kararı alınan ve ihmal veya istismara uğrayan,
psiko-sosyal sorunları nedeniyle uyum sorunu yaşayanlar ile
olumsuz yaşam deneyimlerini devam ettirmeleri nedeniyle
rehabilitasyona ihtiyacı olduğu tespit edilen çocukların,
rehabilitasyonu sağlanıncaya kadar korunma ihtiyacı olan diğer
çocuklarla aynı ortamda bakılmamaları esastır. Bu çocukların öncelikle
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bu amaçla
kurulmuş merkezlerde rehabilitasyonları sağlanır.
(3) Sağlık ve bakım
tedbirinin birlikte uygulanacağı hallerde, öncelikle suça sürüklenen
veya korunma ihtiyacı olan çocuklardan tedavisi gereken ağır ruhsal
hastalığı veya madde bağımlılığı nedeniyle fiziksel sorunları
olanların rehabilitasyonu bu amaçla kurulmuş resmî veya özel sağlık
kuruluşlarında gerçekleştirilir. Bunlardan bakım tedbirini
gerektirenler, yatarak tedavileri tamamlandıktan sonra bakım amacıyla
aile yanına veya bu amaçla kurulmuş resmî veya özel kuruluşa
yerleştirilir.
(4) Bakım tedbiri kararı
verilen çocukların kolluk kuvvetlerince Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumuna teslim edileceği hâllerde, çocuğun ilk sağlık
kontrolü yapıldıktan sonra teslimi sağlanır. Bulaşıcı hastalığı olan
çocukların tedavisi Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilir. Bu durumdaki
çocuklar hakkında derhâl sağlık tedbiri alınması için mahkeme veya
çocuk hâkimine başvurulur.
(5) Bu tedbirin
uygulanmasında Kurum tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde yabancı
uyruklu çocukların vatandaşı olduğu ülkenin konsoloslukları ile
irtibat sağlanır.
(6) Sağlık kontrolü ve
tedaviye ilişkin hizmetlerden doğan tüm giderler Sağlık Bakanlığınca
karşılanır.
(7) Bakım tedbiri, Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yerine getirilir.
Barınma tedbiri
MADDE 15 –
(1) Barınma tedbiri, yaşamını devam ettirmek için yeterli ve sağlıklı
bir barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan
hamile kadınlar ile bunların çocuklarına uygun barınma yeri sağlamaya
yönelik tedbirlerdir.
(2) Barınma tedbiri uygulanan
kimselerin, talepleri hâlinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur.
(3) Barınma tedbiri kararı
verilen kimselerin, kolluk kuvvetlerince tedbir kararını uygulayacak
Kuruma teslim edileceği hâllerde, bu kimselerin ilk sağlık kontrolü
yapıldıktan sonra teslimi sağlanır. Bulaşıcı hastalığı olanların
tedavisi Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilir. Bu durumdaki kimseler
hakkında derhâl sağlık tedbiri alınması için mahkeme veya çocuk
hâkimine başvurulur.
(4) Bu tedbirin
uygulanmasında kurum tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde yabancı
uyruklu kimselerin vatandaşı olduğu ülkenin konsoloslukları ile
irtibat sağlanır.
(5) Sağlık kontrolü ve
tedaviye ilişkin hizmetlerden doğan tüm giderler Sağlık Bakanlığınca
karşılanır.
(6) Barınma tedbiri, Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Millî Eğitim Bakanlığı ve yerel
yönetimler tarafından yerine getirilir.
Sağlık tedbiri
MADDE 16 –
(1) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve
tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve
rehabilitasyonu ile madde bağımlısı olanların tedavilerinin
yapılmasına yönelik tedbirdir.
(2) Suça sürüklenen veya
korunma ihtiyacı olan akıl hastası çocuklar hakkında ruhsal sağlığının
tedavisi için öncelikle sağlık tedbirine karar verilmesi esastır.
(3) Mahkeme veya çocuk hâkimi
acil korunma kararı veya koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarını
vermeden önce çocuğun sağlık durumu hakkında sağlık kuruluşlarından
rapor isteyebilir.
(4) Akıl hastalığı veya madde
bağımlılığı sebebiyle sağlık tedbirine hükmetmeye ve kısıtlamaya resmî
sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Ancak, çocuğun akıl
hastalığı veya madde bağımlılığının açıkça belli olduğu hallerde;
kendisi veya anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu
kimsenin tedavi talep etmesi üzerine veya re’sen
rapor alınmadan da sağlık tedbirine karar verilebilir.
(5) Sağlık kurulunca
düzenlenen rapora göre toplum açısından tehlikeli olan suça sürüklenen
veya korunma ihtiyacı olan akıl hastası çocuklar hakkında sağlık
tedbiri, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında korunma ve tedavi
altına alınmak suretiyle yerine getirilir.
(6) Akıl hastası çocuk
hakkında toplum açısından tehlikeliliğinin devam edip etmediği veya
önemli ölçüde azalıp azalmadığı hususunda en geç üçer aylık dönemler
hâlinde mahkeme veya çocuk hâkimine bilgi verilir.
(7) Yerleştirildiği kurumun
sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin
ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi
üzerine mahkeme veya çocuk hâkimi kararıyla çocuğun yüksek güvenlikli
sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin karar
kaldırılarak çocuk serbest bırakılabilir.
(8) Sağlık kurulu raporunda
akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre güvenlik
bakımından çocuğun tıbbî kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği,
gerekiyor ise bunun süre ve aralıkları belirtilir.
(9) Tıbbî kontrol ve takip,
raporda gösterilen süre ve aralıklarla, çocuğun ana, baba, vasisi,
bakım ve gözetimini üstlenen kimseler ya
da hakkında bakım veya barınma tedbiri verilmiş ise bu tedbiri yerine
getirmekle yükümlü kurum ya da
kuruluşlarca bu çocukların teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan
sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(10) Tıbbî kontrol ve
takipte, çocuğun akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından
tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora
dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak sağlık tedbirine
hükmedilir. Bu durumda, yukarıdaki işlemler tekrarlanır.
(11) Yatarak tedavisi
tamamlanan çocuklardan haklarında bakım veya barınma tedbir kararı
bulunanlar, kararı uygulamakla görevli kurum tarafından aile yanına,
kuruma veya bu amaçla kurulmuş resmî veya özel kuruluşlara
yerleştirilir.
(12) Sağlık tedbirleri
kapsamında uygulanan tedavinin özelliklerine bağlı olarak bir aile
veya kurum yanında bakımı gereken çocuklar hakkında verilen sağlık ve
bakım tedbirleri birlikte uygulanır. Bunun için ilgili kurum veya
kuruluşlar işbirliği yapar.
(13) Alkol
ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlısı olan çocukların, koruyucu ve destekleyici sağlık tedbiri
olarak, alkol ya da uyuşturucu veya
uyarıcı madde bağımlılarının tedavi altına alınmasına yönelik olarak
verilen kararların yerine getirilmesinde tedavi için çocuğun rızası
aranmaz. Tedbirin uygulama süresince ilgili kurum uzmanı tarafından,
çocuğa uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve
sonuçları hakkında bilgi verilir, sorumluluk bilincinin gelişmesine
yönelik olarak öğütte bulunulur ve yol gösterilir.
(14) Sağlık Bakanlığı, il
sağlık müdürlükleri marifetiyle sağlık tedbirinin yerine getirileceği
uygun sağlık kurum veya kuruluşunu belirleyerek, çocuğun bu kuruma ilk
müracaatını sağlamak zorundadır.
Ayakta tedavisi uygun görülen çocukların tedavisi; ana, baba,
vasisi, bakım ve gözetimini üstlenen kimseler ya
da haklarında bakım ve barınma tedbiri verilmiş ise bu tedbiri yerine
getirmekle yükümlü kurum ya da
kuruluşlarca belirlenen sağlık kurumlarına gönderilmeleri ile
sağlanır. Gerektiğinde kolluk birimlerinden güvenliğin sağlanması için
yardım istenebilir.
(15) Sağlık tedbiri, Sağlık
Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
Bakım ve barınma tedbirleri
ile ilgili yardım ve destek talebi
MADDE 17 –
(1) Bakım ve barınma tedbirlerinin yerine getirilmesi sırasında
ihtiyaç duyulan kolluk hizmetleri ilgili birimlerden talep edilir.
Kolluk birimleri, bu talepleri geciktirmeksizin yerine getirir.
(2) Bakım ve barınma tedbir
kararı alınan kişiler ile çocukların rehabilitasyonu, eğitimi ve diğer
bakanlıkların görev alanına giren hususlarla ilgili olarak Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yapılan her türlü yardım
ve destek talepleri Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık
Bakanlığı, ilgili diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları
tarafından geciktirilmeksizin yerine getirilir.
Tedbir kararlarının
uygulanması, takibi ve denetimi
MADDE 18 –
(1) Tedbir kararlarını yerine getirmekle görevli kişi, kurum veya
kuruluşlarca, bu tedbir kararlarının nasıl yerine getirileceği
konusunda bir plân hazırlanarak uygulamaya konulur. Bu plân çocuğun
teslim edildiği ya da teslim alındığı
tarihten itibaren en geç on gün içerisinde mahkeme veya çocuk
hâkiminin onayına sunulur. Mahkeme veya çocuk hâkimi, gerektiğinde
uygulama plânının değiştirilmesini isteyebilir.
(2) Uygulama plânı
hazırlanırken çocuk hakkında düzenlenmiş sosyal inceleme raporundan da
yararlanılabilir.
(3) Uygulama plânında,
kararın uygulanmasından sorumlu kişi, tedbirin türü ve süresi,
tedbirin uygulanmasında hangi kurumlarla işbirliği yapılacağı ve hangi
hizmetlerin sağlanacağı, nelerin amaçlandığı ve ilerlemenin nasıl
ölçüleceğine ilişkin bilgilere yer verilir.
(4) Tedbir kararını veren
mahkeme veya çocuk hâkimi, tedbir kararlarının uygulanmasını,
tedbirden beklenen gayenin gerçekleşip gerçekleşmediğini, uygulanan
tedbirin çocuğun gelişimini hangi yönde etkilediğini en geç üçer aylık
sürelerle incelettirir.
(5) Tedbirlerin uygulanmasına
ilişkin inceleme, mahkemede görevli sosyal çalışma görevlilerine
yaptırılır.
(6) Hakkında bakım ve barınma
tedbiri kararı verilen ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda
bulunan çocukla ilgili inceleme görevi öncelikle bu kurumda çalışan
sosyal çalışma görevlilerine yaptırılır. Ancak, çocuğun yüksek
yararının gerektirdiği durumlarda inceleme görevi mahkemeye atanan
sosyal çalışma görevlilerine de yaptırılabilir.
(7) Sosyal çalışma görevlilerinin bulunmaması veya görevin bunlar
tarafından yapılmasında fiili ya da hukukî
bir engel bulunması hâlinde, Kanunun 33 üncü maddesinin birinci
fıkrasında öngörülen nitelikleri haiz olmak şartıyla diğer kamu kurum
ve kuruluşlarında çalışan veya serbest meslek icra eden sosyal çalışma
görevlileri, inceleme için görevlendirilebilir.
(8) Sosyal çalışma
görevlilerinin görev alanı haricinde başka bir uzmanlık dalına ihtiyaç
duyulması hâlinde, Kanunun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında
öngörülen nitelikleri haiz olmak şartıyla mahkemece, diğer kamu kurum
ve kuruluşlarında çalışanlar ile serbest meslek icra edenlere de
inceleme yapma görevi verilebilir.
(9) Yedinci ve sekizinci
fıkralarda sayılanlar arasından temin edilemediği takdirde inceleme
yaptırmak için denetimli serbestlik görevlisi olarak istihdam edilen
sosyal çalışma görevlisinden de yararlanılabilir.
(10) Görevlendirme yapılırken
bilirkişilerin iş durumu gözetilerek 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesi Kanununa Göre İl Adlî Yargı
Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında
Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan listelerden yararlanılır.
(11) Yedinci, sekizinci ve
dokuzuncu fıkralara göre yapılan görevlendirmelerde, incelemeyi
yapanlara mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından bilirkişilik esasları
çerçevesinde tayin edilecek ücret Cumhuriyet başsavcılığının suçüstü
ödeneğinden ödenir.
(12) İncelemeyi yapan sosyal
çalışma görevlisi ya da uzman, inceleme
sonucunda bir rapor düzenleyerek on gün içinde mahkemeye veya hâkime
verir. Gerekli görüldüğünde raporu düzenleyen uzman dinlenebilir.
Rapor yeterli görülmezse yeniden inceleme yaptırılır.
(13) Kanunda yazılı
tedbirlerin uygulanması amacıyla özel ve resmî kişi, kurum ve
kuruluşlarca verilecek hizmetler, Kanunun ilgili tedbiri yerine
getirmekle sorumlu tuttuğu Bakanlığın denetiminde yürütülür. Ancak bu
tedbirlerin yerine getirilmesinde ceza infaz kurumlarına herhangi bir
görev yüklenemez.
(14) Haklarında bakım veya
barınma tedbiri kararı verilen ve uygulanması amacıyla kurum ve
kuruluşlara teslim edilen çocuklara ilişkin nakiller, kuruluştan
izinsiz ayrılan çocuklara ilişkin işlemler ile izin, ziyaret, harçlık,
giyim-kuşam, kırtasiye ve benzeri işlemler, tedbiri uygulayan kurum
veya kuruluşların kendi mevzuatı çerçevesinde yürütülür.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koordinasyon
Merkezî Koordinasyon
MADDE 19 –
(1) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde
kurumların koordinasyonu Adalet Bakanlığınca sağlanır.
(2) Koordinasyonun
sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığı
Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülür.
(3) Koruyucu ve destekleyici
tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonunu sağlamak
üzere Adalet Bakanlığı müsteşarının veya görevlendireceği bir müsteşar
yardımcısının başkanlığında; İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim
Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
müsteşar yardımcıları, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel
Müdürü ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü ve Eğitim Dairesi
Başkanının katılımı ile gerek görülen hâllerde toplântı düzenlenerek
gündeme alınan konular görüşülür.
(4) İlgili özel veya kamu
kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının konulara ilişkin
görüşleri alınabileceği gibi temsilcileri de toplântıya çağrılabilir.
(5) Toplântının gündemi,
Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanır ve on
beş gün önce toplântıya katılacaklara bildirilir. Tedbir kararlarını
uygulamakla görevli kurumlar, uygulamada karşılaştıkları sorunları ve
çözüm önerilerini Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığına yazılı
olarak bildirerek, toplântı gündemine alınmasını teklif edebilirler.
(6) Toplântıda tavsiye
niteliğinde alınan kararlar, tedbir kararlarını uygulamakla görevli
kurumlar tarafından değerlendirilerek genelge veya duyuru hâlinde
teşkilatlarına bildirilebilir.
(7) Adalet Bakanlığınca
koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumlar
arasında bağlantı, uyum, düzen sağlama ve eşgüdüm hâlinde; kanunda
yazılı tedbirlere işlerlik kazandırmak ve uygulanmasını sağlamak üzere
temel ilkeler ve ihtiyaçlar belirlenerek ilgili kurum ve kuruluşlara
iletilir, gerekli tedbirlerin alınması sağlanır.
(8) İl ve ilçelerden gelen
teklifler ve konuyla ilgili istatistikler Adalet Bakanlığı Eğitim
Dairesi Başkanlığı tarafından değerlendirilerek koordinasyon
toplântısına sunulur. Bu doğrultuda kısa ve uzun vadeli politikalar
geliştirilir, yasal ve idarî tedbirlere ilişkin teklifler hazırlanır.
Kurumların hazırladıkları çalışma ve projeler görüşülerek karara
bağlanır.
İllerde koordinasyon
MADDE 20 –
(1) İllerde koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde
kurumlar arasında bağlantı, uyum, düzen ve eşgüdüm; vali veya vali
yardımcısının başkanlığında, Cumhuriyet başsavcısı veya
görevlendireceği Cumhuriyet başsavcı vekili ya
da Cumhuriyet savcısı ile il emniyet müdürü, il jandarma komutanı, il
millî eğitim müdürü, il sağlık müdürü, büyükşehir,
il ve merkez ilçe belediye başkanları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı bölge müdürü, olmadığı yerlerde Türkiye İş Kurumu il müdürü,
gençlik ve spor il müdürü, sosyal hizmetler il müdürü, il özel idaresi
müdürü ya da görevlendirecekleri
yardımcıları veya vekilleri, denetimli serbestlik ve yardım merkezî
şube müdürü ve baro temsilcisi marifetiyle yerine getirilir.
(2) Gerek görülen hâllerde
toplântı düzenlenerek gündeme alınan konular görüşülür. İstekleri
hâlinde üniversiteler, Kanunda yazılı tedbir kararlarını almaya
yetkili mahkeme hâkimleri ile davet edilen sivil toplum kuruluşlarının
temsilcileri de toplântıya katılabilirler. Toplântı gündemi valinin
görüş ve direktifleri ile diğer kurum ve kuruluşların görüşleri
alınarak sosyal hizmetler il müdürlüğünce hazırlanır. Toplântı gündemi
ve günü sekretarya görevini yürüten
koordinatör birim tarafından bu kişilere on beş gün önceden
bildirilir.
(3) Valinin
ya da görevlendireceği vali yardımcısının
tedbir kararının yerine getirilmesinde koordinasyona ilişkin emir ve
talepleri ile toplântıda alınan kararlar; ilgili kişi, kurum ve
kuruluşlarca uygulanır.
(4) İllerde koordinasyonun
sekretarya hizmetleri sosyal hizmetler il
müdürlüğü tarafından yürütülür.
(5) İllerde valiliklerce;
a) Koruyucu ve destekleyici
tedbirlerin eşgüdüm hâlinde yerine getirilmesini sağlamak üzere
Kanunda öngörülen tedbir ve hizmetlerin hızlı, etkili, amaca uygun ve
verimli yürütülmesi,
b) Tedbir kararlarının yerine
getirileceği kurumların yapısı ve özellikleri ile tedbir kararlarını
uygulayacak kişilerin tespit edilerek mahkemelerin bilgilendirilmesi,
c) Kanunun 6 ve 9 uncu
maddelerine göre, çocuğun ihbarı ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumuna teslimi ile başlayan süreçte; çocuğun tedavisi ve sosyal
inceleme raporu ile benzeri hizmetlerin yerine getirilmesi için mekan
ve personel tahsisi dahil olmak üzere gereken tüm tedbirlerin
alınması,
sağlanır.
İlçelerde koordinasyon
MADDE 21 –
(1) İlçelerde koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine
getirilmesinde kurumların koordinasyonu, 20 nci
madde hükümlerine göre kaymakamlıkca
yerine getirilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Tedbir Kararlarının Kaydı, Tutulacak
Defterler ve Kartonlar
Tedbir kararlarının kaydı ve
işlemlerin başlatılması
MADDE 22 –
(1) Koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, hâkim veya mahkemelerce
tutulacak koruyucu ve destekleyici tedbir kararları defterine
kaydedilir.
(2) Koruyucu ve destekleyici
tedbir kararlarını yerine getirmekle görevli kişi, kurum veya
kuruluşlar, mahkeme veya hâkim tarafından verilen kararın kendilerine
bildirildiği veya tebliğ edildiği tarihten itibaren çocuğu teslim
alarak derhâl gerekli işlemleri başlatır.
(3) Çocuğun bulunamaması
hâlinde durum ilgili kolluk birimlerine bildirilir. Mahkeme veya
çocuk hâkimi tedbir kararının yerine getirilmesi için çocuğun
bulunması ve ilgili kuruma tesliminin kolluğun çocuk birimi
tarafından sağlanmasına karar verebilir. 1/6/2005 tarihli ve 25832
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade
Alma Yönetmeliğinin 5 inci maddesi hükmü saklıdır. Yakalanan çocuklar
ilgili kurumlara teslim edilir. Tedbir kararını uygulayacak kurumlar
çocuğun teslim alınması için kolluk birimleri ile işbirliği ve
koordinasyon içerisinde hareket ederek gerekli önlemleri alır.
(4) Haklarında bakım veya
barınmaya ilişkin tedbir kararı alınan ve tedbirin uygulanacağı kurum
veya kuruluşa teslim edilen çocukların, izinsiz olarak kurum veya
kuruluştan ayrılmaları durumunda tutanak tutulur. Durum, en seri
iletişim araçları ile kolluk birimine bildirilir. Bildirim, en kısa
sürede yazılı hâle getirilir. Ayrıca mahkeme veya çocuk hâkimine de
bilgi verilir. Bu durumda yukarıdaki fıkraya göre hareket edilir.
Koruyucu ve destekleyici
tedbir kararları defteri
MADDE 23 –
(1) Koruyucu ve destekleyici tedbir kararları defteri; koruyucu ve
destekleyici tedbir kararlarının aksamayacak şekilde yerine
getirilmesini sağlamak amacıyla tedbir kararını veren mahkeme veya
çocuk hâkimince tutulan bir defterdir.
(2) Bu defter; sıra numarası,
hakkında tedbir uygulanan çocuğun Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
kimliği, kararın tarih ve numarası, tedbirin türü, süresi, kararın
gönderildiği tarih, kararı uygulayacak kurum, kararın uygulanmasına
başlanıldığı, bitirildiği tarih ve yapılan işlem ile düşünceler
sütunlarını içerir.
(3) Bir hüküm ile aynı çocuk
hakkında birden fazla koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesi
hâlinde bu tedbirlere ait kararlar ayrı ayrı
numaralara kaydedilir.
Koruyucu ve destekleyici
tedbir kararları kartonu
MADDE 24 –
(1) Koruyucu ve destekleyici tedbir kararları kartonu; çocuk hâkimi
veya mahkemelerce verilen, koruyucu ve destekleyici tedbir
kararlarının düzenli bir şekilde tarih ve karar sırasıyla konulduğu
kartondur.
(2) Bu kartonlara konulacak
karar nüshâlarında ilgisine göre hâkim veya mahkeme başkanı ile zabıt
katibinin imzalarının ve mahkeme mührünün bulunması zorunludur.
ALTINCI BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Hizmet içi eğitim
MADDE 25 –
(1) Korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında
verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının uygulanmasında;
olumlu sonuçların alınması, çalışanların kapasitelerinin
geliştirilmesi amacıyla hizmet içi eğitim programları düzenlenir. Bu
programlar gerektiğinde tedbir kararlarını yerine getirmekle görevli
kurumlarla işbirliği hâlinde yapılır.
(2) Çocuk birimlerinde
görevli kolluk personeline, kendi kurumları tarafından çocuk hukuku,
çocuk suçluluğunun önlenmesi, çocuk gelişimi ve psikolojisi, sosyal
hizmet gibi konularda eğitim verilir. Kolluğun ihtiyaç duyduğu
alanlarda eğitim talepleri konusunda, Adalet Bakanlığı, Millî Eğitim
Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
il teşkilâtları ve üniversitelerden gerekli destek sağlanır.
(3) Bu eğitimlerde; mevzuat
hükümleri, kurumlar arası işbirliği, meslekî uygulamalar, çocuğun
psiko-sosyal durumu ve gelişimi, mülakat
teknikleri, çocuğun ihmal ve istismarı gibi ihtiyaç duyulan konulara
da yer verilir.
Gizlilik
MADDE 26 –
(1) Çocuklara ilişkin koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının
alınması ile uygulanmasına ilişkin tüm süreçlerde çocuğun avukatı
hariç olmak üzere çocuğun kimliği, adresi, fotoğrafları, yaşadığı
travmalar gibi çocuğa ve yakınlarına ait her türlü bilgi ve bu
bilgilerin yer aldığı rapor ve belgeler ile kayıtlar gizli tutulur.
Yazışmalar gizlilik ilkesine uygun bir şekilde gerçekleştirilir.
Giderler
MADDE 27 –
(1) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasından doğan
giderler, Kanunun 45 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki hâller saklı
kalmak kaydıyla, tedbiri yerine getirmekle yükümlü kurumlar tarafından
karşılanır.
Malî hükümler
MADDE 28 – (1) Kanun kapsamındaki tedbirleri uygulayan Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumunda görevli sosyal çalışma görevlilerine almakta
oldukları aylıklarının brüt tutarının yüzde ellisi oranında aylık
ödenek verilir.
Elektronik ortamda kayıt
MADDE 29 –
(1) Elektronik ortamda kayıtların tutulmasına başlandığı takdirde,
defterlerle birlikte tüm kayıt ve bilgiler ayrıca elektronik ortamda
tutulur ve saklanır. Elektronik ortamda tutulan kayıtların ihtiyacı
karşıladığının tespiti hâlinde, kayıtların yazılı olarak tutulması
uygulamasından vazgeçilebilir.
Yürürlük
MADDE 30 –
(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 31 –
(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan ile Adalet Bakanı
birlikte yürütür.
|