|
26
Temmuz 2007 PERŞEMBE |
Resmî Gazete |
Sayı :
26594 |
|
YÖNETMELİK |
Adalet Bakanlığından:
CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA GÖRE
UZLAŞTIRMANIN
UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve
Tanımlar
Amaç
MADDE 1 –
(1) Bu Yönetmeliğin amacı, uzlaşmaya ilişkin usul ve esasları
düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 –
(1) Bu Yönetmelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253
üncü maddesi ile diğer kanunlarda uzlaşma kapsamında olduğu
belirtilen suçlar bakımından şüpheli veya sanık ile mağdur
veya suçtan zarar gören gerçek kişi veya özel hukuk tüzel
kişisi arasında uzlaştırma işlemlerinin yapılmasına ilişkin
hükümleri kapsar.
Dayanak
MADDE 3 –
(1) Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 253, 254 ve 255 inci maddelerine
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 –
(1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Kanun: 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununu,
b) Uzlaşma: Uzlaşma
kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli veya sanık ile
mağdur veya suçtan zarar görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki
usul ve hükümlere uygun olarak uzlaştırma süreci sonunda
anlaştırılmış veya anlaşmış olmalarını,
c) Uzlaştırma:
Uzlaşma kapsamına giren bir suç nedeniyle şüpheli veya sanık
ile mağdur veya suçtan zarar görenin, Kanun ve bu
Yönetmelikteki usul ve hükümlere uygun olarak uzlaştırmacı
aracılığıyla ya da hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından
anlaştırılmaları suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi sürecini,
ç) Uzlaştırmacı:
Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören
arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten, Cumhuriyet
savcısı veya mahkeme tarafından görevlendirilen hukuk öğrenimi
görmüş kişiyi veya Cumhuriyet savcısı ya da mahkemenin isteği
üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatı,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Genel Hükümler
Temel ilkeler
MADDE 5 –
(1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan
zarar görenin özgür iradeleri ile rıza göstermeleri hâlinde
gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar
iradelerinden vazgeçebilirler.
(2) Uzlaştırma,
şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin temel
hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması
esası gözetilerek yürütülür.
(3) Uzlaştırmaya
katılan şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören
müzakereler sırasında, Kanunun tanıdığı temel güvencelere
sahiptir.
(4) Şüpheli, sanık,
mağdur veya suçtan zarar gören Türkçe bilmiyorsa veya engelli
ise Kanunun 202 nci maddesi hükmü uygulanır.
(5) Uzlaştırma
sürecine başlanmadan önce şüpheli veya sanık ile mağdur veya
suçtan zarar gören; hakları, uzlaşmanın mahiyeti ve
verecekleri kararların hukukî sonuçları hakkında
bilgilendirilir.
(6) Şüpheli veya
sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin yaşı, olgunluğu,
eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi faktörler ile ilgili
belirgin farklılıklar, uzlaştırma sürecinde göz önüne alınır.
(7) Kanunun ve
Yönetmeliğin uzlaşmaya ilişkin hükümleri, uzlaşmaya tâbi bir
suça maruz kalan suç mağduru çocuklar ile suça sürüklenen
çocuklar bakımından da uygulanır. Çocuklara ilişkin
uzlaştırmada, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma
Kanunu ile 24/12/2006 tarihli ve 26386 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve
24/12/2006 tarihli ve 26386 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanununa Göre
Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının
Uygulanması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre işlem
yapılır.
(8) Uzlaştırmacı
avukat, bu sıfatla görev yaptığı olayla ilgili olarak daha
sonra vekil veya müdafi olarak görev üstlenemez.
Genel hükümler
MADDE 6 –
(1) Uzlaştırma yoluna gidilebilmesi
için mağdur ya da suçtan zarar görenin gerçek kişi veya özel
hukuk tüzel kişisi olması gerekir.
(2) Aralarında
iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından
işlenen suçlarda, ancak uzlaşan şüpheli veya sanık uzlaşmadan
yararlanır.
(3) Birden fazla
kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir
suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur
veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi
gerekir.
(4) Uzlaştırmanın
sonuçsuz kalması hâlinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.
(5) Uzlaşma
teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma ya da kovuşturma konusu suça ilişkin delillerin
toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel
değildir.
(6) Uzlaşmaya tâbi
suçlarda, uzlaştırma girişiminde bulunulmadan, kamu davasının
açılmasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararı verilemez.
Uzlaştırma
kapsamındaki suçlar ve istisnaları
MADDE 7 –
(1) Kanunun 253 üncü maddesinin
birinci fıkrasında sayılan suçlarda, şüpheli veya sanık ile
mağdur veya suçtan zarar gören gerçek kişi veya özel hukuk
tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur.
(2) Soruşturulması ve
kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer
kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve
kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık
hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı
suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.
(4) Uzlaştırma
kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçu
işlemek amacıyla ya da bu suçla birlikte işlenmiş olması
hâlinde, uzlaştırma yoluna gidilemez.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Soruşturma Aşamasında Uzlaşma
Uzlaşma teklifi
MADDE 8 –
(1) Soruşturma konusu suçun,
uzlaşmaya tâbi olması ve işlendiği hususunda yeterli şüphenin
bulunması hâlinde; Cumhuriyet savcısı, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Cumhuriyet
savcısının yazılı ya da acele hallerde sözlü tâlimatı üzerine,
şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene adlî kolluk
görevlisi de uzlaşma teklifinde bulunabilir. Sözlü emir, en
kısa sürede yazılı olarak da bildirilir.
(2) Şüpheli, mağdur
veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması
hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü
bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine
yapılır. Bu kişilerin ayırt etme gücüne sahip olup
olmadıkları Cumhuriyet savcısı tarafından araştırıldıktan
sonra, uzlaşma teklifinin muhatabı belirlenir.
(3) Cumhuriyet
savcısı veya adlî kolluk görevlilerince yapılacak uzlaşma
teklifi, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek 1/a veya Ek 1/b
sayılı uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya
reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif
Formlarının hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi ve
formda yer alan bilgilerin açıklanması suretiyle yapılır.
Cumhuriyet savcısı veya adlî kolluk görevlisi tarafından,
bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma
teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği
soruşturma evrakı içine konulur.
(4) Uzlaşma
teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks,
elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de
yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.
Açıklamalı
tebligat veya istinabe yoluyla teklif
MADDE 9 –
(1) Cumhuriyet savcısı gerektiğinde
uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla
yapabilir.
(2) Açıklamalı
tebligat, Kanunda belirtilen özel hükümler saklı kalmak
koşuluyla bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek 1/a veya Ek 1/b
sayılı uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya
reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif
Formunun, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile
20/8/1959 tarihli ve 4/12059 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla
yürürlüğe konulan Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak
tebliğ mazbatalı zarf içerisinde gönderilmesi suretiyle
yapılır. Ancak tebligatın yapılamadığı hâllerde bu
Yönetmeliğin 11 inci maddesi hükmü uygulanır.
(3) İstinabe yoluyla
yapılacak teklifte, bu Yönetmeliğin 8 inci maddesi ile birinci
ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
Uzlaşma teklifinde
karar süresi
MADDE 10 –
(1) Uzlaşma teklifinde
bulunulanlardan herhangi biri, en geç üç gün içinde teklifi
yapan adlî kolluk görevlisine ya da görevli Cumhuriyet
savcısına kararını bildirmediği takdirde, uzlaşma teklifi
reddedilmiş sayılır. Bu durumda, Kanunun 255 inci maddesi
hükmü saklı kalmak üzere, ayrıca diğerlerine uzlaşma
teklifinde bulunulmaz.
Adreste
bulunmamanın hüküm ve sonuçları
MADDE 11 –
(1) Resmî mercilere beyan edilmiş
olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya
yurt dışında olma ya da adresin belirlenememesi gibi başka
bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya
bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde, uzlaştırma
yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
Soruşturmada
bilgilendirme yükümlülüğü
MADDE 12 –
(1) Uzlaşma teklifinde bulunulması
hâlinde; şüpheliye, mağdura veya suçtan zarar görene ya da
kanunî temsilcilerine, uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul
veya reddetmenin hukukî sonuçlarının yer aldığı bu Yönetmelik
ekinde yer alan formdaki bilgiler açıklanır.
Uzlaştırmacı
görevlendirilmesi
MADDE 13 –
(1) Şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görenin uzlaşma teklifini kabul etmesi hâlinde,
Cumhuriyet savcısı uzlaştırmayı kendisi gerçekleştirebileceği
gibi, bir avukatın uzlaştırmacı olarak görevlendirilmesini
barodan isteyebilir ya da bu Yönetmelikte nitelikleri
belirlenen hukuk öğrenimi görmüş bir kimseyi
görevlendirebilir.
(2) Uzlaştırmacı
görevlendirilmesinde tarafların üzerinde anlaştıkları bir
avukat ya da hukuk öğrenimi görmüş bir kişi tercih edilebilir.
(3) Uzlaştırmacıların
sayısı, uyuşmazlığın niteliği göz önünde bulundurularak
Cumhuriyet savcısınca tespit edilir.
(4) Bu Kanunda
belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı ile tarafsızlığını
şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı reddini gerektiren
hâller, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak da
göz önünde bulundurulur. Uzlaştırmacı, bu hâllerin varlığı
hâlinde Cumhuriyet Savcısına durumu bildirir; ancak
tarafların rızası hâlinde görev yapabilir.
Avukatın
uzlaştırmacı olarak görevlendirilme usulü
MADDE 14 –
(1) Baro tarafından öncelikle
uzlaştırma üzerine eğitim almış bir avukat görevlendirilir.
(2) Tarafların
üzerinde anlaştığı avukatın soruşturmanın yapıldığı yer
barosuna kayıtlı olması gerekmez. Bu hâlde görevlendirme
avukatın bağlı bulunduğu baro tarafından yapılır.
Hukuk öğrenimi
görmüş uzlaştırmacıda aranan nitelikler ve görevlendirilme
usulü
MADDE 15 –
(1) Hukuk öğrenimi görmüş
uzlaştırmacıların görevlendirilmesinde aşağıdaki şartlar
aranır:
a) Üniversitelerin
hukuk fakültelerinden mezun olmak,
b) Hukuk veya hukuk
bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler,
idarî bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört
yıllık yüksek öğrenim yapmak,
c) Hukuk dalında
yüksek lisans ya da doktora yapmış bulunmak,
ç ) Baroya kayıtlı
avukat olmamak,
d) Taksirli suçlar
hariç olmak üzere; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa
uğramış, ertelenmiş ya da paraya çevrilmiş olsa bile
kesinleşmiş bir kararla veya Devletin güvenliğine, anayasal
düzene ve bu düzenin işleyişine, millî savunmaya, Devlet
sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile yabancı
devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan ya da zimmet,
irtikap, rüşvet, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat
karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi
kaçakçılığı, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık
ve haksız mal edinme suçlarından biriyle hükümlü bulunmamak,
e) Disiplin yönünden
meslekten ya da memuriyetten çıkarılmamış veya geçici olarak
yasaklanmamış olmak.
(2) Hukuk öğrenimi
görmüş uzlaştırmacılar, ağır ceza merkezi Cumhuriyet
başsavcılıkları tarafından belirlenen listeye kayıtlı olanlar
arasından seçilirler. Bu listeye kayıtlı olan uzlaştırmacılar
sadece kayıtlı bulundukları il sınırları içerisinde değil ülke
çapında görev alabilirler.
(3) Hukuk öğrenimi
görmüş kişiler, Ceza Muhakemesinde uzlaştırmacı olarak görev
almak amacıyla listeye kaydolmak için her yılın Kasım ayının
sonuna kadar Cumhuriyet başsavcılığına bir dilekçeyle
başvurur. Başvurular şahsen yapılabileceği gibi, kayıtlı
olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluş aracılığıyla da
yapılabilir.
(4) İletişim
bilgilerini içeren başvuru dilekçesine;
a) Nüfus cüzdanı
örneği,
b) T.C. kimlik
numarası,
c) Mezuniyet
belgesinin onaylı örneği,
ç) Adlî sicil kaydı,
d) İki adet vesikalık
fotoğraf,
e) Bu Yönetmeliğin 30
uncu maddesi uyarınca yapılacak eğitimlere katılacağını beyan
eden dilekçesi,
f) Varsa kayıtlı
olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluşun isimleri,
eklenir.
(5) Başvuranların
talepleri kaydedilerek ağır ceza merkezi Cumhuriyet
başsavcılığınca başvuru tarihinden itibaren otuz gün
içerisinde değerlendirilir.
(6) Başvuranın
birinci fıkradaki şartları taşımaması veya dördüncü fıkrada
belirtilen belgelerin eksik olması hâlinde talebin reddine
karar verilir. Redde ilişkin karar ilgilisine tebliğ olunur.
(7) Talepleri uygun
görülenlerin adı ve soyadları, açık adresleri, telefon
numaraları yazılarak, oluşturulan liste her yıl Ocak ayı
içerisinde en az yedi gün süre ile adliyede herkesin
görebileceği bir yere asılır. Ayrıca Cumhuriyet
başsavcılığının internet adresinde ilân edilir. Oluşturulan
listenin bir örneği, merkezdeki hâkim ve Cumhuriyet savcıları
ile yargı çevresindeki mahkemeler ve Cumhuriyet
başsavcılıklarına bildirilir.
(8) Liste, ayrıca
yazılı ve elektronik ortamda hazırlanarak her yılın Ocak
ayının sonuna kadar Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi
Başkanlığına gönderilir. Gönderilen listeler bu birim
tarafından yayımlanır.
(9) Listede yer alan
uzlaştırmacının;
a) Listeye kabul
şartlarını sonradan kaybetmesi,
b) Bu Yönetmelikte
belirlenen şartlardan herhangi birini taşımadığının sonradan
anlaşılması,
c) Listeden
çıkarılmayı talep etmesi,
ç) Uzlaştırmacılıkla
bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunması,
d) Bu Yönetmeliğin 30
uncu maddesi uyarınca yapılan eğitimlere katılmaması,
durumunda listeden
çıkarılır.
(10) Listeden
çıkarılmasına ilişkin karar ilgiliye tebliğ edilir ve ayrıca
yedinci ve sekizinci fıkralarda belirtilen yerlere gönderilir.
(11) Zorunluluk
hâlinde listeye kayıtlı olmamasına rağmen, bu maddede
belirtilen şartları taşıyan hukuk öğrenimi görmüş kişiler
arasından da görevlendirme yapılabilir.
Belgelerin
verilmesi ve gizlilik bildirimi
MADDE 16 –
(1) Soruşturma dosyasında yer alan
uzlaştırma konusu suç ya da suçlara ilişkin belgelerden
uzlaştırma için gerekli olup da Cumhuriyet savcısı tarafından
uygun görülenlerin birer örneği uzlaştırmacıya verilir.
(2) Cumhuriyet
savcısı uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun
davranmakla yükümlü olduğunu belirtir.
(3) Hangi belgelerin
verildiği, verilme tarihi ile soruşturmanın gizliliği
konusundaki bildirim, Cumhuriyet savcısı ve uzlaştırmacının
imzasını içeren bir tutanakla tespit edilir.
Süre
MADDE 17 –
(1) Uzlaştırmacı, dosya içindeki
belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç
otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Cumhuriyet savcısı bu süreyi re’sen veya talep üzerine en çok
yirmi gün daha uzatabilir. Cumhuriyet savcısı uzlaştırma
süresinin uzatılmasına ilişkin kararını uzlaştırmacıya
bildirir.
(2) Uzlaşma
teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç
iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına
başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilir.
(3) Uzlaştırmanın
Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından gerçekleştirildiği
hâllerde de birinci fıkrada belirtilen süreler uygulanır.
Uzlaştırma
müzakereleri
MADDE 18 –
(1) Uzlaştırma müzakerelerine
şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi
ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin haklı
bir mazereti olmaksızın müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
hâlinde, ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(2) Uzlaşma
sağlanabilmesi için birden fazla müzakere yapılabilir.
Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet
savcısı, uzlaştırmacıya uzlaştırma müzakerelerinin kanuna
uygun yürütülmesi amacıyla tâlimat verebilir.
(3) Müzakereler,
taraflarla birlikte veya ayrı ayrı gerçekleştirilecek
toplantılarla yürütülebilir.
(4) Müzakereler,
görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle
de yapılabilir.
Uzlaştırma
müzakerelerinin gizliliği
MADDE 19 –
(1) Uzlaştırma müzakereleri gizli
olarak yürütülür. Uzlaştırmacı, uzlaştırma sürecinde yapılan
açıklamaları, kendisine aktarılan veya diğer bir şekilde
öğrendiği olguları gizli tutmakla yükümlüdür.
(2) Uzlaştırma
sürecinde yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturma,
kovuşturma ya da davada delil olarak kullanılamaz.
Müzakerelere katılanlar bu bilgilere ilişkin olarak tanıklık
yapmak zorunda bırakılamaz.
(3) Uzlaştırmacı
tarafından gerekli görülmesi hâlinde tutulan tutanak veya
notlar, kapalı bir zarf içerisinde Cumhuriyet savcısına
verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından mühür ve imza altına
alınan kapalı zarf dosyada muhafaza edilir. Bu zarf, sadece
uzlaştırmacı tarafından düzenlenen ve Cumhuriyet savcısı
tarafından mühür ve imza altına alınan raporun sahteliği
iddiası dolayısıyla ortaya çıkan uyuşmazlığı gidermek amacıyla
delil olarak kullanılmak üzere açılabilir.
(4) Daha önce mevcut
olan bir belge veya olgunun, uzlaştırma müzakereleri sırasında
ileri sürülmüş olması, bunların soruşturma ve kovuşturma
sürecinde ya da bir davada delil olarak kullanılmasına engel
teşkil etmez.
Edimin konusu
MADDE 20 –
(1) Taraflar uzlaştırma sonunda
belli bir edimin yerine getirilmesi hususunda anlaşmaya
vardıkları takdirde aşağıdaki edimlerden bir ya da birkaçını
veya bunların dışında belirlenen hukuka uygun başka bir edimi
kararlaştırabilirler:
a) Fiilden
kaynaklanan maddî veya manevî zararın tamamen ya da kısmen
tazmin edilmesi veya eski hâle getirilmesi,
b) Mağdurun veya
suçtan zarar görenin haklarına halef olan üçüncü kişi ya da
kişilerin maddî veya manevî zararlarının tamamen ya da kısmen
tazmin edilmesi veya eski hâle getirilmesi,
c) Bir kamu kurumu
veya kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluş ile yardıma
muhtaç kişi ya da kişilere bağış yapmak gibi edimlerde
bulunulması,
ç) Mağdurun, suçtan
zarar görenin veya bunların gösterecekleri üçüncü şahsın, bir
kamu kurumunun ya da kamu yararına hizmet veren özel bir
kuruluşun belirli hizmetlerini geçici süreyle yerine getirmesi
veya topluma faydalı birey olmasını sağlayacak bir programa
katılması gibi diğer bazı yükümlülükler altına girilmesi,
d) Mağdurdan veya
suçtan zarar görenden özür dilenmesi.
Uzlaştırma raporu
MADDE 21 –
(1) Uzlaştırmacı, uzlaştırma
işlemlerinin sonuçlandırıldığı tarihten itibaren bu
Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 sayılı Uzlaştırma Raporu
Örneğine uygun, taraf sayısından bir fazla olarak hazırladığı
raporu, kendisine verilen belge örneklerini ve varsa yapmış
olduğu masrafları gösteren belge, gider pusulası veya rayice
uygun yazılı beyan ile serbest meslek makbuzunu
geciktirmeksizin Cumhuriyet savcısına verir.
(2) Uzlaşmanın
gerçekleşmesi hâlinde, tarafların imzalarını da içeren
raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı biçimde açıklanır.
Ancak uzlaştırma müzakereleri sırasında suçun işlenmesine
ilişkin olarak yapılan açıklamalara raporda yer verilmez.
(3) Cumhuriyet
savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığını
ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu mühür ve
imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(4) Cumhuriyet
savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayanmadığını
ve edimin hukuka uygun olmadığını belirlerse raporu onaylamaz.
Onaylamama gerekçesini rapora yazar. Bu durumda uzlaşma
gerçekleşmemiş sayılır.
(5) Uzlaştırmanın
Cumhuriyet savcısı tarafından yapıldığı hâllerde; raporun bu
işlemin niteliğine uygun kısımları doldurulur, mühür ve imza
altına alınarak soruşturma dosyasında muhafaza edilir.
Uzlaşma belgesi
MADDE 22 –
(1) Uzlaştırmacı görevlendirilmeden
önce veya uzlaşma teklifinin reddedilmesinden sonra, şüpheli
ile mağdur veya suçtan zarar görenin aralarında uzlaşmaları
hâlinde; taraflarca niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu
Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 sayılı Uzlaştırma Raporu
Örneğine uygun bir uzlaşma belgesi düzenlenir. Cumhuriyet
savcısı, bu belgeyi 21 inci maddenin üçüncü ve dördüncü
fıkralarında belirtilen kıstaslara göre inceler ve
değerlendirir.
(2) Takibi şikâyete
bağlı suçlarda, mağdur veya suçtan zarar görenin şüpheli ile
anlaşarak şikâyetinden vazgeçmesi hâlinde bu belge
düzenlenmez.
Soruşturma
aşamasında uzlaşmanın hukukî sonuçları
MADDE 23 –
(1) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi hâlinde, hakkında
kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(2) Edimin yerine
getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması
veya süreklilik arzetmesi hâlinde, Kanunun 171 inci
maddesindeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu
davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir.
(3) Erteleme
süresince zamanaşımı işlemez.
(4) Kamu davasının
açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra, uzlaşmanın
gereklerinin yerine getirilmesi hâlinde, kovuşturmaya yer
olmadığı kararı verilir.
(5) Kamu davasının
açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın
gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, Kanunun 171 inci
maddesinin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu
davası açılır.
(6) Şüphelinin,
edimini yerine getirmemesi hâlinde uzlaşma raporu veya
belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilâm mahiyetini haiz
belgelerden sayılır.
(7) Uzlaşmanın
sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat
davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
Zamanaşımı
MADDE 24 –
(1) Şüpheli, mağdur veya suçtan
zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu
tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve
en geç uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek Cumhuriyet
savcısına verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma
koşulu olan dava süresi işlemez.
(2) Uzlaşma teklifine
süresi içerisinde cevap verilmemesi ya da teklifin
reddedilmesi hâlinde uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalmış
sayılır.
(3) Tarafların veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin uzlaşma müzakerelerine
katılmaktan imtina etmesi, müzakereler sırasında taraflardan
birinin yazılı veya sözlü olarak uzlaşmadan vazgeçtiğini
bildirmesi üzerine düzenlenen raporun Cumhuriyet savcısına
verildiği tarihten itibaren dava zamanaşımı ve kovuşturma
koşulu olan dava süresi yeniden işlemeye başlar.
(4) Uzlaştırmanın
doğrudan Cumhuriyet savcısı tarafından yapılması hâlinde,
üçüncü fıkradaki nedenler gerçekleştiği takdirde, bu tarihten
itibaren dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava
süresi yeniden işlemeye başlar. Cumhuriyet savcısı durumu
tutanakla tespit eder.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Mahkeme Aşamasında Uzlaşma
Mahkeme aşamasında
uzlaştırma usulü
MADDE 25 –
(1) Kamu davası açıldıktan sonra
aşağıdaki durumların varlığı hâlinde, uzlaştırma işlemleri
soruşturma aşamasında belirtilen esas ve usule göre, mahkeme
tarafından yapılır:
a) Kovuşturma konusu
suçun hukukî niteliğinin değişmesi nedeniyle uzlaşma
kapsamında olduğunun anlaşılması,
b) Soruşturma
aşamasında uzlaşma teklifinde bulunulması gerektiğinin ilk
olarak mahkeme aşamasında anlaşılması,
c) Cumhuriyet savcısı
tarafından iddianame düzenlenmeksizin doğrudan doğruya mahkeme
önüne gelen uzlaşmaya tâbi bir fiilin varlığı,
ç) Mahkeme aşamasında
kanun değişikliği nedeniyle fiilin uzlaşma kapsamına girmesi.
(2) Mahkeme,
uzlaştırma işlemlerine ilişkin tebligat ve yazışmaları duruşma
gününü beklemeksizin dosya üzerinden de yapabilir.
(3) Mahkeme
aşamasında yapılan uzlaşma teklifi reddedilmesine rağmen,
taraflar uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç duruşmanın
sona erdiği açıklanıp hüküm verilmeden önce mahkemeye
başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler.
Kovuşturmada
bilgilendirme yükümlülüğü
MADDE 26 –
(1) Mahkemece yapılacak uzlaşma
teklifi, uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya
reddetmenin hukukî sonuçlarının yer aldığı bu Yönetmeliğin
ekinde yer alan Ek 1/c sayılı Uzlaşma Teklif Formunun ilgiliye
imzalatılarak verilmesi ve formda yer alan bilgilerin
açıklanması suretiyle yapılır. Bu husus zapta geçirilerek
bilgilendirme yükümlülüğü yerine getirilir ve uzlaşma
teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği
kovuşturma dosyası içine konulur.
Kovuşturma
aşamasında uzlaşmanın hukukî sonuçları
MADDE 27 –
(1) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde,
mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine
getirmesi hâlinde, davanın düşmesine karar verir.
(2) Edimin yerine
getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması
veya süreklilik arzetmesi hâlinde; sanık hakkında, Kanunun 231
inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilir.
(3) Geri bırakma
süresince zamanaşımı işlemez.
(4) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra,
uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi hâlinde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın
düşmesine karar verilir.
(5) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra,
uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, mahkeme
tarafından, Kanunun 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasındaki
şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.
(6) Sanığın, edimini
yerine getirmemesi hâlinde uzlaşma raporu veya belgesi, 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilâm
mahiyetini haiz belgelerden sayılır.
(7) Uzlaşmanın
sağlanması hâlinde, kovuşturma konusu suç nedeniyle tazminat
davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Uzlaştırmacının
yükümlülükleri
MADDE 28 –
(1) Uzlaştırmacı:
a) Bağımsız ve
tarafsız hareket eder, tarafların ortak yararlarını gözetir.
Müzakerelerde tarafların yeterli ve eşit fırsatlara sahip
olmasına özen gösterir. Masumiyet karinesi gereğince şüpheli
ya da sanığın suçluluğu hakkında ön yargılı olamaz, şüpheli ya
da sanığa karşı bir tavır takınamaz.
b) Müzakerelere
başlamadan önce taraflara; uzlaşmanın temel ilkelerini,
kendisinin tarafsızlığını, uzlaştırma süreci ve sonuçlarını,
uzlaştırmacı ile tarafların uzlaştırmadaki işlevlerini,
gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve süreci anlamalarını sağlar.
c) Tarafların
birbirlerine saygılı davranmaları, müzakerelere iyi niyetle
katılmaları ve bildikleri hususları açıklamaları konusunda
bilgilendirir.
ç) Uyuşmazlığın
çözülmesi için taraflara yardımcı olur ve anlaşmalarını teşvik
eder, ancak baskı yapamaz. Herhangi bir tarafın leh veya
aleyhine görüş bildiremez, tarafları bağlayıcı bir karar
veremez.
d) Tarafların hüküm
ve sonuçlarını bilerek ve özgür iradeleriyle anlaşmaya
varmalarını sağlayacak uygun tedbirleri alır.
Uzlaştırmanın
yapılacağı yer
MADDE 29 –
(1) Uzlaştırma müzakereleri;
a) Kamu kurum ve
kuruluşlarının bu amaçla ayrılan yerlerinde,
b) Tarafların kabul
etmesi şartıyla uzlaştırmacının faaliyetlerini yürüttüğü
büroda,
c) Tarafların
menfaatlerine uygun, kendilerini huzurlu hissedecekleri
güvenli bir ortamda veya taraflarca kabul edilen bu işe uygun
başka yerlerde,
gerçekleştirilebilir.
(2) Adlîye
binalarında uzlaştırma müzakerelerinin yapılabilmesi amacıyla,
imkânlar ölçüsünde toplantı odaları tahsis edilebilir.
Toplantı odalarının düzenlenmesi, büro hizmetlerinin ve
gerekirse güvenliğin sağlanması, uzlaştırma toplantıları için
tahsis sıra ve saatleri Cumhuriyet başsavcılığı tarafından
yerine getirilir.
Uzlaştırmacıların
eğitimi
MADDE 30 –
(1) Görevlendirilecek kişilerin
görevlerine başlamadan önce eğitim almaları ve görev
yaptıkları sürece eğitime tâbi tutulmaları sağlanır.
(2) Eğitim;
alternatif uyuşmazlık çözümü ve müzakere becerileri ile
yöntemlerini geliştirmeyi, mağdur, suçtan zarar gören, şüpheli
ya da sanık ile birlikte çalışmanın özel koşulları ve ceza
adaleti sistemi hakkında bilgi sahibi olma hususlarında
yeterlilik kazandırmayı amaçlamalıdır.
(3) Eğitimin konusu;
görev yapacak kişilerin sahip olmaları gereken asgarî
nitelikler, bilgi düzeyi ve kişisel yeteneklerinin
geliştirilmesinden oluşur. Uzlaştırmacı olarak
görevlendirilecek kişilere;
a) Uzlaştırmanın
hukukî niteliği ve sonuçları,
b) Uzlaşmanın
uygulama alanları,
c) İletişim esasları,
soru ve müzakere teknikleri, müzakere yönetimi, uzlaştırma
raporu,
ç) Uyuşmazlık
analizi,
d) Uzlaşmaya tâbi
suçlar,
e) Etik kurallar,
konularında eğitim
verilir.
(4) Uzlaştırmacı
olarak görevlendirilecek kişilerin eğitimi, Türkiye Adalet
Akademisi, Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı, Türkiye
Barolar Birliği, ilgili barolar ve bu konuda eğitim veren
üniversiteler ile işbirliği içerisinde yerine getirilir.
(5) Uzlaştırmacı
olarak görevlendirilecek avukatların seçimi, eğitimi, uymakla
yükümlü oldukları etik kurallar ve standartları gösteren ilke
ve esaslar, Türkiye Barolar Birliği tarafından
değerlendirilir.
Uzlaştırmacı
ücreti ve giderler
MADDE 31 –
(1) Uzlaştırmacıya soruşturma
aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise
mahkeme tarafından masraflar hariç, Ceza Muhakemesi Kanunu
Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Ödenecek Ücret
Tarifesinde soruşturma aşaması için belirlenen miktarın iki
katını geçmemek üzere, uzlaştırmacının şüpheli veya sanık ile
mağdur veya suçtan zarar görenin; yaşı, olgunluğu, eğitimi,
sosyal ve ekonomik durumu gibi belirgin farklılıkları
değerlendirmede ve tarafları uzlaştırmadaki becerisi, bu
süreçde gösterdiği çaba ve gayreti, harcadığı emek ve mesaisi
gibi faktörlerin yanısıra uyuşmazlığın kapsamı ve niteliği de
dikkate alınarak çalışmasıyla orantılı makul bir ücret
belirlenir. Uzlaştırmacı tarafından zorunlu yol giderleri de
dahil olmak üzere yapılan masraflar anılan ücret tarifesinde
soruşturma aşaması için belirlenen miktarı geçmeyecek şekilde
ayrıca ödenir.
(2) Görevlendirilen
uzlaştırmacıya belirlenen ücret, uzlaştırma işlemleri sonunda
düzenlenecek raporun ibrazından sonra makul süre içerisinde
Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından sarf kararı ile
ödenir.
(3) Birden fazla
uzlaştırmacının görevlendirildiği hâllerde takdir edilecek
ücret bu kişilere katkıları oranında paylaştırılır.
(4) Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden
sayılır ve bu giderler ilgili ödenekten karşılanır.
(5) Uzlaşmanın
gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer
uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine
ilişkin hükümleri uygulanır.
(6) Uzlaşmanın
gerçekleşmesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma
giderleri Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır.
(7) Uzlaştırmacının
çalışması karşılığında uzlaştırma ücreti talep etmediği
hâllerde bu madde hükümleri uygulanmaz.
Tutulacak
kartonlar
MADDE 32 –
(1) Cumhuriyet başsavcılıklarında
uzlaşma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ve kamu
davasının açılmasının ertelenmesine dair kararların;
mahkemelerde ise düşme ve hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına dair kararların bir örneğinin saklandığı özel
bir karton tutulur. Bu kartonlara konulacak karar nüshalarında
ilgisine göre Cumhuriyet savcısı ya da hâkimin imzası ile
Cumhuriyet başsavcılığı ya da mahkeme mührünün bulunması
zorunludur.
Formların
bastırılması ve dağıtımı
MADDE 33 –
(1) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan
Ek 1/a sayılı Uzlaşma Teklif Formu dışındaki formlar,
Cumhuriyet başsavcılıklarınca ilgili ödenek kaleminden harcama
yapılmak suretiyle yeterli sayıda bastırılarak mahkemelere ve
Cumhuriyet savcılarına dağıtımı yapılır.
(2) Adlî kolluk
tarafından yapılacak uzlaşma teklifi formlarının bastırılması
ve dağıtımı işlemleri, ilgili adlî kolluk tarafından yerine
getirilir.
Kamuoyunun
bilgilendirilmesi
MADDE 34 –
(1) Uzlaşmanın mahiyeti, koşulları
ve sonuçları ile uzlaşmaya tâbi suçlar ve uzlaştırma süreci
hakkında yol gösterici bilgileri içeren rehber kitapçık ve
diğer yöntemlerle kamuoyu bilgilendirilir.
Yürürlük
MADDE 35 –
(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 36 –
(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet
Bakanı yürütür.
Ekleri İçin Tıklayınız
|