|
Yönetmelik
Adalet
Bakanlığından:
Yakalama,
Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam,
Dayanak ve Tanımlar
Amaç
Madde 1 –
Bu Yönetmeliğin amacı, bütün adlî kolluk görevlileri ile
gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi üzerine adlî
kolluk görevini ifa eden diğer kolluk görevlilerinin,
Cumhuriyet savcılarının bilgi ve emirleri doğrultusunda
yürütecekleri adlî soruşturma sırasında kolluk tarafından
gerçekleştirilen yakalama, gözaltına alma, muhafaza altına
alma ve ifade alma işlemlerinin yürütülmesinde uyulacak usul
ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
Madde 2 –
Bu Yönetmelik yakalama, gözaltına alma, muhafaza altına alma
ve ifade alma işlemleri ile adlî kolluk görevlileri ile
gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi üzerine adlî
kolluk görevini ifa eden bütün kolluk birimlerini kapsar.
Dayanak
Madde 3 –
Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu, 7/11/1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk
Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun, 4/7/1934 tarihli 2559 sayılı Polis Vazife ve
Salahiyet Kanunu, 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma
Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanunu, 9/7/1982 tarihli ve
2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, 2/7/1993
tarihli ve 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilât ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 4 –
Bu Yönetmelikte geçen;
Adlî kolluk:
04/06/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı
Kanununun 8, 9, 10 ve 12 nci maddeleri, 2803 sayılı Jandarma
Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesi, 485
sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ve 2692 sayılı
Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 4 üncü maddesinde
belirtilen soruşturma işlemini yapan güvenlik görevlilerini,
Bilgi alma: Bir
suçun tespiti veya aydınlatılmasına yönelik olarak, müşteki
ve suçtan zarar gören ile suç işleme şüphesi altında
bulunmayan diğer kişilerin dinlenmesini ve tutanağa
geçirilmesini,
İfade alma:
Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı
tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak
dinlenmesini,
Gecikmesinde
sakınca bulunan hâl: Derhâl işlem yapılmadığı takdirde suçun
iz, eser, emare ve delillerinin kaybolması veya şüphelinin
kaçması veya kimliğinin saptanamaması ihtimalinin ortaya
çıkması hâlini,
Gözaltına alma:
Kanunun verdiği yetkiye göre, yakalanan kişinin hakkındaki
işlemlerin tamamlanması amacıyla, yetkili hâkim önüne
çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanunî süre
içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün
geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını,
Gözaltı birimi:
Yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanarak adlî
mercilere sevk edilmesine veya serbest bırakılmasına kadar,
kanunî süre içinde onu gözaltında tutmakla yetkili ve
görevli kolluk kuvveti birimlerini,
Gözaltı ve
nezarethane sorumlusu: Gözaltına veya muhafaza altına alınan
kişilere haklarının okunmasını, kayıtların tutulmasını ve
kanunlara uygun davranılmasını sağlamak
amacıyla ilgili
karakol, birim veya bot komutanı, âmiri veya büro âmiri
tarafından görevlendirilen personeli,
Kovuşturma:
İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar
geçen evreyi,
Mâlen sorumlu:
Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun
kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk taşıyarak
hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak
kişiyi,
Muhafaza altına
alma: Kanunun yetki verdiği hâllerde yetkili merci önüne
çıkarılması gereken kişilerin ilgili kurumlar veya kişilerce
teslim alınana kadar sağlıklarına zarar vermeyecek şekilde
ve zorunlu olduğu ölçüde özgürlüklerinin kısıtlanıp
alıkonulmasını,
Müdafi: Şüpheli
veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,
Nezarethane:
Şüpheli veya sanıkların haklarındaki işlemlerin tamamlanıp
adlî mercilere sevk edilinceye kadar bekletilmesi amacıyla
yapılmış yerleri,
Sanık:
Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine
kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
Sorgu: Şüpheli
veya sanığın, hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya
kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
Soruşturma:
Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin
öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
Suçüstü:
İşlenmekte olan suçu, henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin
işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya
başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin
işlediği suçu, fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya
veya delille yakalanan kimsenin işlediği suçu,
Şüpheli:
Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
Toplu suç:
Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla
kişi tarafından işlenen suçu,
Vekil: Katılan,
suçtan zarar gören veya mâlen sorumlu kişiyi ceza
muhakemesinde temsil eden avukatı,
Yakalama: Kamu
güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına
yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim
altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında
kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına
veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün
geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına
alınmasını,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Yakalama,
Gözaltına Alma ve Muhafaza Altına Alma
Yakalama,
gözaltına alma ve muhafaza altına alma yetkisi
Madde 5 –
Kolluk görevlileri;
a)
Gecikmesinde
sakınca bulunan ve Cumhuriyet savcısına veya derhâl
âmirlerine müracaat imkânı olmayan hâllerde; hakkında
yakalama emri düzenlenmesi veya tutuklama kararı verilmesi
gereken kişileri ya da suçüstü hâlinde veya gecikmesinde
sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça
teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare
ve delil bulunan şüphelileri,
b)
Kolluk kuvvetinin
kanun ve usul dairesinde verdiği emre itaatsizlik edenleri
ve aldığı tedbirlere uymayanları,
c)
Görev yaparken
mukavemette bulunan veya görevinden alıkoymak maksadıyla
kolluk kuvvetine zorla karşı koyan ve yakalanmadıkları
taktirde hareketlerine devam etmeleri ihtimali bulunan
kişileri,
d)
Haklarında
yetkili mercilerce verilen yakalama emri, yakalama ve
tutuklama kararı bulunanları veya kanunla istenilen bir
mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması
gerekenleri,
e)
Uyuşturucu ve
uyarıcı maddeleri alan, satan, bulunduran veya kullananları,
f)
Halkın rahatını
bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya
sarhoşluk hâlinde başkalarına saldıranları,
g)
Halkın huzur ve
sükûnunu bozanlardan, yapılan uyarılara rağmen bu
hareketlerine devam edenlerle, başkalarına saldırıya
yeltenenleri ve kavga edenleri,
h)
Bir kurumda
tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla belirtilen esaslara
uygun olarak, alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla
toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu ve
uyarıcı madde veya alkol tutkunu, serseri veya hastalık
bulaştırabilecek kişileri,
ı) Haklarında
mahkemece çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarına veya benzeri
resmî veya özel kurumlara yerleştirilmesine veya yetkili
merci önüne çıkarılmasına karar verilen çocukları,
i)
Usulüne aykırı
şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren veya hakkında sınır
dışı etme veya geri verme kararı alınan kişileri,
yakalayabilir.
Kimliğini bir
belgeyle veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir
kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenlerle, gösterdikleri
belgelerin doğruluğundan şüphe edilen kişileri, aranan
kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya gerçek
kimliği ortaya çıkıncaya kadar yirmidört saati geçmemek
üzere, yakalama ve muhafaza altına almaya yetkilidir. Bu
kişilere kimliklerini ispatlamaları hususunda gerekli
kolaylık gösterilir.
Aşağıda
belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak
yakalama yapılabilir:
a)
Kişiye suçu
işlerken rastlanması,
b)
Suçüstü bir
fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması ihtimalinin bulunması
veya hemen kimliğini belirleme imkânının bulunmaması.
Soruşturma ve
kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, beden veya
akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle
kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü
hâllerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir.
Soruşturma ve
kovuşturması şikâyete bağlı olan suç hakkında 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesinin üçüncü
fıkrasına göre şikâyetten önce şüpheli yakalanmış olursa
şikâyete yetkili olan kimseye ve bunlar birden fazla ise hiç
olmazsa birine yakalama bildirilir.
Yakalama işlemi
Madde 6
– Yakalama 5 inci
maddede belirtilen yetkiler çerçevesinde, hâkim kararı veya
Cumhuriyet savcısının emriyle veya doğrudan kolluk kuvveti
veya suçüstü hâlinde herkes tarafından yapılabilir.
Yakalanan
kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar
vermesini önlemek amacıyla kaba üst araması yapılarak, silâh
ve bunun gibi unsurlardan arındırılması sağlanır.
Yakalama
sırasında suçun iz, emare, eser ve delillerinin yok
edilmesini veya bozulmasını önleyecek tedbirler alınır.
Yakalanan
kişiye, suç ayrımı gözetilmeksizin yakalama sebebi ve
hakkındaki iddialar ile susma ve müdafiden yararlanma,
yakalanmaya itiraz etme hakları ile diğer kanunî hakları ve
itiraz hakkını nasıl kullanacağı, herhâlde yazılı, bunun
hemen mümkün olmaması hâlinde sözlü olarak derhâl
bildirilir.
Kolluk
kuvveti tarafından yapılan yakalama hâlinde işlem, yakalanan
kişi ve uygulanan tedbirler derhâl Cumhuriyet savcısına
bildirilir.
Yakalamadan
ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin emirden,
yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye
Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin haber verilir.
Yakalama
işlemi bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalananın, hangi
suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda
yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk
mensubunca tespit edildiği, haklarının tam olarak
anlatıldığı açıkça yazılır, bu tutanağın bir sureti
yakalanan kişiye verilir. Bu kişiye ayrıca haklarının yazılı
olarak bildirildiğini ve kendisi tarafından da bu hususun
anlaşıldığını belirten bu Yönetmeliğe ekli "Yakalama ve
Gözaltına Alma Tutanağı Şüpheli ve Sanık Hakları Formu"
(EK-A) tanzim edilerek imzalı bir örneği verilir.
Suç
işlerken rastlanması veya suçüstü
bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması ihtimalinin
bulunması veya hemen kimliğini belirleme imkânının
bulunmaması nedeniyle başkaları tarafından yakalanıp kolluk
görevlilerine teslim edilen veya bu hâllerde kolluk
görevlilerince yakalanan ya da haklarında tutuklama kararı
veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde
sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya
âmirlerine derhâl başvurma imkânı bulunmaması sebebiyle
kolluk görevlilerince yakalanan kişi ve olay hakkında
Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri
doğrultusunda işlem yapılır. Cumhuriyet savcısı tarafından
verilen sözlü emir, en kısa zamanda yazılı hâle
dönüştürülerek mümkün olması hâlinde en seri iletişim
vasıtasıyla ilgili kolluğa bildirilir; aksi hâlde ilgili
kolluk görevlilerince alınmasına hazır edilir. Ancak, kolluk
görevlisi emrin yazılı hâle getirilmesini beklemeden sözlü
emrin gereğini yerine getirir.
Yakalanan
kişi, Cumhuriyet savcısının emri ile serbest bırakılmazsa,
soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınır.
Muhafaza
altına alınmak amacıyla yakalanan kişiler hakkında da bu
maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulandıktan sonra, yakalama
sebebi, yakalamaya itiraz etme hakkı ve bu hakkı nasıl
kullanılacağı derhâl bildirilir. Bu kişilerden ıslah veya
tedavi kurumuna götürülmesi gerekenlerin ilgili kurumlarca
teslim alınmaları sağlanır. Teslim alınmaması hâlinde, durum
bir tutanakla tespit edilir ve tutanağın bir sureti mülkî
amire gönderilir.
Yakalanan ve
nakledilecek şahıslara uygulanacak tedbirler
Madde 7 –
Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere
nakledilen kişilere, kaçacaklarına ya da kendisi veya
başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike
arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe
takılabilir.
Yakınlarına haber
verme
Madde 8 –
Yakalanan kişinin;
a)
Kendisi ile
birlikte bir kişi varsa bu kişi vasıtasıyla,
b)
Suçun işlendiği
veya yakalandığı yerde ikâmet ediyorsa ve haber vereceği
yakınının telefon numarasını biliyorsa ya da kolluk
vasıtasıyla sair suretle tespit edilebiliyorsa, telefon ile,
c)
Haber vereceği
yakınının telefon numarasını bilmiyorsa ilgili yer kolluğu
vasıtasıyla,
d)
Konutu suç yeri
dışında ise telefonla veya kişinin adresinin bulunduğu yerle
ilişki kurulmak suretiyle,
yakalandığı,
gözaltına alındığı veya gözaltı süresinin uzatıldığı
Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin bir yakınına
veya belirlediği bir kişiye haber verilir.
Yakalanan veya
gözaltına alınan kişi yabancı ise, yazılı olarak karşı
çıkmaması hâlinde, durumu vatandaşı olduğu ülkenin
büyükelçiliği veya konsolosluğuna haber verilir.
Muhafaza altına
alınmak amacıyla kişinin yakalandığı, istediği kanunî
yakınlarına derhâl bildirilir.
Sağlık kontrolü
Madde 9 –
Yakalanan
kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak
yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek
yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir.
Gözaltına alınan
kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi, gözaltı
süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adlî
mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumu
hekim raporu ile tespit edilir.
Gözaltına
alınanlardan herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar
ile sağlık durumundan şüphe edilenler, derhâl hekim
kontrolünden geçirilerek gerekiyorsa tedavileri yaptırılır.
Bu durumdaki kişilerden kronik bir rahatsızlığı olanların,
istekleri hâlinde varsa kendi hekimi nezaretinde resmî hekim
tarafından muayene ve tedavi edilmeleri sağlanır.
Gözaltına alınan
kişinin ifadesini alan veya soruşturmayı yürüten kolluk
görevlisi ile bu kişiyi tıbbî muayeneye götüren kolluk
görevlisinin farklı olması zorunludur. Ancak personel
yetersizliği nedeniyle farklı kolluk görevlisinin
bulunmaması hâlinde bu durum belgelendirilir.
Tıbbî muayene,
kontrol ve tedavi, adlî tıp kurumu veya resmî sağlık
kuruluşlarınca yapılır.
Hekim raporu üç
nüsha hâlinde düzenlenir. Kolluk görevlileri tarafından,
hekim raporunu verecek birime, yakalananın nezarethaneye
giriş raporu mu, yoksa çıkış raporu için mi getirildiği
yazılı olarak bildirilir.
Yakalama veya
nezarethaneye giriş raporunun bir nüshası raporu tanzim eden
sağlık kuruluşunda saklanır, ikinci nüshası gözaltına
alınana, üçüncü nüsha ise soruşturma dosyasına eklenmek
üzere ilgili kolluk görevlisine verilir.
Gözaltı süresinin
uzatılması veya yer değişikliği ya da nezarethaneden çıkış
sırasında düzenlenen hekim raporlarından; bir nüshası sağlık
kuruluşunda saklanır, iki nüshası ise raporu düzenleyen
sağlık kuruluşunca kapalı ve mühürlü bir zarf içerisinde
ilgili Cumhuriyet başsavcılığına en seri şekilde gönderilir.
Bunlardan bir nüshası Cumhuriyet savcısı tarafından
gözaltına alınanın kendisine veya vekiline verilir, bir
nüshası ise soruşturma dosyasına eklenir. Bu raporların
düzenlenmesinde ve Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 157 nci maddesinde
belirtilen gizlilik kurallarına uyulur ve bu amaçla gerekli
tedbirler ilgili sağlık kuruluşunca alınır.
Hekim muayene
esnasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 94 üncü maddesinde
belirtilen işkence, 95 inci maddesinde belirtilen neticesi
sebebiyle ağırlaşmış işkence ve 96 ncı maddesinde belirtilen
eziyet suçlarının işlendiği yolunda herhangi bir bulguya
rastlaması hâlinde, keyfiyeti derhâl Cumhuriyet savcısına
bildirir. Bu durumda Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi,
Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında
Yönetmeliğin 7 ve 8 inci maddesine göre işlem yapılır.
Hekim ile muayene
edilen şahsın yalnız kalmaları, muayenenin hekim hasta
ilişkisi çerçevesinde yapılması esastır. Ancak, hekim
kişisel güvenlik endişesini ileri sürerek muayenenin kolluk
görevlisinin gözetiminde yapılmasını isteyebilir. Bu istek
belgelendirilerek yerine getirilir. Bu durumda gözaltına
alınan kişinin talebi hâlinde müdafiî de muayene sırasında
gecikmeye neden olmamak kaydıyla hazır bulunabilir.
Kadının
muayenesi, talebi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir
kadın hekim tarafından yapılır. Muayene edilecek kadının
talebine rağmen kadın hekimin bulunmaması halinde, muayene
sırasında hekim ile birlikte sağlık mesleği mensubu bir
kadın personelin bulundurulmasına özen gösterilir.
Güvenlik araması
Madde 10 –
Gözaltı birimine getirilen kişi hakkında aşağıdaki hükümler
uygulanır:
a)
Nezarethaneye
veya zorunlu hâllerde bu amaca tahsis edilen yerlere
konulmadan önce usulünce aranır. Kadının üst veya vücudunun
aranması, bir kadın görevli veya bu amaçla görevlendirilecek
diğer bir kadın tarafından yapılır.
b)
Kendisine zarar
verebilecek kemer, kravat, ip, kesici ve delici alet gibi
nesnelerden arındırılır.
c)
Üzerinden çıkan
eşya ve para muhafaza altına alınır. Paranın nev’i, seri
numarası ve miktarı, eşyanın vasıfları ve markasını belirten
bir tutanak düzenlenir ve bu tutanağın bir sureti üstü
aranan kişiye verilir.
Nezarethane
işlemleri
Madde 11 –
Üst araması yapılan kişinin nezarethaneye girişi, bu
Yönetmeliğe ekli "Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait
Defter"e (EK-B) kaydedilerek sağlanır.
Nezarethane
işlemlerinde;
a)
Aynı suçla ilgisi
olanlar, birbirine hasım olanlar, erkek ve kadınlar bir
araya konulmazlar, çocuklar yetişkinlerden ayrı tutulurlar.
b)
Nezarethanede
zarurî hâller dışında beşten fazla kişi bir arada
bulundurulmaz.
c)
Tuvalet, temizlik
gibi zorunlu ihtiyaçların giderilmesi görevli memurun
gözetiminde sağlanır.
d)
Yiyecek ve
içecekler önceden kontrol edilir.
e)
Gözaltına alınan
kişi saldırgan bir tutum sergilemeye başladığı veya
kendisine zarar vermeye kalkıştığı takdirde önce sözle
kontrol altına alınmaya çalışılır. Bu mümkün olmadığı
takdirde, hareketini giderecek derecede kuvvet
kullanılabilir. Ancak zarurî olmadıkça gerek kendisinin
gerek başkasının hayatı, vücut bütünlüğü veya sağlığı
tehlikeye girmedikçe kuvvet kullanılmaz.
f)
Saldırgan tutum
ve davranışları kontrol altına alınamayan kişiler tıbbî
müdahalede bulunulması için sağlık kuruluşlarına gönderilir.
g)
Gözaltına alınan
kişilerin yaşama haklarını koruyucu gerekli önlemler
alınarak, bu amaçla ilgili gözetlenebilir. Gözetleme işlemi
teknik imkânlar ölçüsünde kayda alınabilir.
h)
Gözaltındaki
kişinin beslenme, nakil, sağlığının korunması ve
gerektiğinde tedavisi, yakalandığının yakınlarına haber
verilmesi giderleri ilgili birimin bağlı olduğu Bakanlığın
bütçe ödeneklerinden karşılanır.
Nezarethaneye
alınanların kaydına ait defter
Madde 12 –
Gözaltı
işlemleri nezarete alınanların kaydına ait deftere yazılmak
suretiyle tespit edilir. Denetime tâbi olan bu defterde:
a)
Kimlik bilgileri;
1)
Adı ve soyadı,
2)
Anne ve baba adı,
3)
Cinsiyeti,
4)
Doğum yeri ve
tarihi,
5)
Nüfusa kayıtlı
olduğu yer,
6)
Cilt, aile sıra
ve kayıt numarası,
7)
Yabancılar için
pasaport numarası,
8)
İkâmet adresi, iş
adresi ve telefon numaraları,
9)
Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numarası,
b)
Gözaltına
alınmasına esas bilgiler;
1)
İsnat edilen suç,
gözaltına alınma nedeni,
2)
Suç yeri ve
tarihi,
3)
Kimin emri ile
yakalandığı ve nezarete alındığı,
4)
Haber verilen
Cumhuriyet savcısının adı ve soyadı,
5)
Cumhuriyet
savcısına haber verildiği tarih ve saat,
6)
Bilgi toplama
işlem kısmı kaydı,
c)
Giriş işlemleri;
1)
Yakalamanın yeri,
tarihi ve saati,
2)
Giriş tarihi ve
saati,
3)
Girişte alınan
hekim raporunun verildiği makam, tarihi, sayısı ve özeti,
4)
Üst aramasında
teslim alınan malzemeler, teslim eden ve teslim alanın
imzası,
5)
Giriş işlemini
yapan görevlinin adı, soyadı, rütbesi ve imzası,
d)
Şüpheli ile
ilgili işlemler;
1)
Haber verilen
yakını veya belirlediği kişi, adres ve telefon numarası,
2)
Haber verilen
diplomatik temsilciliğin adı ve telefon numarası,
3)
Haber veren
personelin adı, soyadı, sicili ve imzası,
4)
Haber verme
tarihi ve saati,
5)
Şüphelinin,
hakkında haber verildiğine dair imzası,
6)
Tercüman temin
edilip edilmediği, tercümanın adı, soyadı ve imzası,
7)
Müdafi istediği
hakkındaki beyanı ve imzası,
8)
Müdafi talep
etmiş ise baronun adı veya kendi avukatının adı ve soyadı,
9)
Gelen müdafiîn
adı ve soyadı, sicil numarası, geliş saati ve imzası,
10)
Süre uzatımına
karar veren makam, kararının tarihi, sayısı ve uzatılan
süre,
e)
Çıkış işlemleri;
1)
Çıkarıldığı tarih
ve saat,
2)
Sevk edildiği
makam,
3)
Sevk evrakının
tarihi ve sayısı,
4)
Teslim alan
görevlinin adı, soyadı ve imzası,
5)
Kişinin kendisine
teslim edilen malzemeler ve imzası,
6)
Görevliye teslim
edilen malzemeler ve imzası,
7)
Geçici
ayrılışlar,
8)
İlân, işlemler ve
sonuç,
9)
Çıkış işlemini
yapan görevlinin adı, soyadı, rütbesi ve imzası,
10)
Kontrol eden
âmirin adı, soyadı, rütbesi ve imzası,
belirtilir.
Bu defterde,
yukarıda belirtilen zorunlu bilgilerin dışında gerekli
görülen diğer bilgilere de yer verilebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Gözaltı Süresi,
Salıverme ve Adlî Mercilere Sevk
Gözaltı süresi
Madde 13 –
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre
yakalanan kişi Cumhuriyet savcısı tarafından bırakılması
emredilmezse, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına
alınır.
Gözaltı
süresi, yakalama yerine en
yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre
hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.
Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme
için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz.
5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin birinci fıkrasında
yer alan suçlara bakmakla görevli olan ağır ceza
mahkemelerinin görev alanına giriyorsa bu süre kırksekiz
saattir.
Gözaltı süresinin
uzatılması
Madde 14 –
Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasında
güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet
savcısı gözaltı süresini her defasında bir günü geçmemek
üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir
verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri, gözaltına
alınana derhâl tebliğ edilir. Kimse, bu süreler geçtikten
sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden mahrum
bırakılamaz.
5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin birinci fıkrasında
yer alan suçlara bakmakla görevli olan ağır ceza
mahkemelerinin görev alanına giren suçlardan; Anayasanın 120
nci maddesi gereğince olağanüstü hâl ilân edilen bölgelerde
yakalanan kişiler hakkında, aynı Kanununun 91 inci
maddesinin bir ve üçüncü fıkralarında dört gün olarak
belirlenen süre, Cumhuriyet savcısının talebi ve hâkim
kararı ile yedi güne kadar uzatılabilir. Hâkim karar
vermeden önce yakalanan ve gözaltına alınan kişiyi dinler.
Yakalama ve
gözaltı işlemlerine karşı hâkime başvurma
Madde 15 –
Yakalama, gözaltına alma işlemine veya gözaltı süresinin
uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine
karşı, yakalanan kişi, müdafi veya kanunî temsilcisi, eşi ya
da birinci veya ikinci derecede kan hısımı hemen serbest
bırakılmasını sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Yakalanan kişinin dilekçesi yetkili hâkime en seri şekilde
ulaştırılır.
Yakalanan kişinin yetkili mahkemeye götürülmesi
Madde 16
–
Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine
soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç
yirmidört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne
çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde en yakın sulh ceza hâkimi
önüne çıkarılır; serbest bırakılmadığı takdirde, yetkili
hâkim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere
tutuklanır.
Yetkili mercilere
sevk veya serbest bırakma
Madde
17 –
Yakalanan kişi, gözaltına alınmasını gerektirecek bir
nedenin tespit edilememesi veya yakalama sebebinin ortadan
kalkması hâlinde Cumhuriyet savcısının emri ile kolluk
kuvvetince derhâl salıverilir.
Yakalanan kişi,
hakkında ıslah veya tedavi tedbiri alınması gereken
kişilerden ise ilgili kuruma teslim edilir.
Gözaltı süreleri
azamî süreler olup, gözaltına alınan kişilerin işlemlerinin
en kısa sürede bitirilmesi esastır.
Gözaltına
alınanlar, işlemleri bitirildikten sonra gözaltı süresinin
dolması beklenmeksizin kolluk kuvvetince ilgili Cumhuriyet
başsavcılığına derhâl sevk edilir.
Yakalama,
gözaltına alma işlemine veya gözaltı süresinin uzatılmasına
ilişkin Cumhuriyet savcısının emrine karşı, hâkime yapılan
başvuru üzerine verilen serbest bırakma kararı derhâl
uygulanır.
Emanete alınan
şahsî eşya ve para eksiksiz olarak ilgilisine teslim
edilerek ve girişte tanzim edilen güvenlik araması
tutanağına şerh düşülerek kendisine imzalatılır.
Sevk veya serbest
bırakma işlemi ve sebebi, bu Yönetmeliğe ekli "Sevk/Serbest
Bırakma Tutanağı"na (EK-C) bağlanır, bunun bir sureti
gözaltından çıkarılan kişiye verilir.
Yeniden yakalama
yasağı
Madde
18 –
Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı
üzerine, gözaltına alınıp da serbest bırakılan kişi hakkında
yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil
elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça
bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
Çocuklarla ilgili
özel hüküm
Madde
19 –
Çocuklar bakımından yakalama ve ifade alma yetkileri
aşağıdaki şekilde sınırlandırılmıştır:
a)
Fiili işlediği
zaman oniki yaşını doldurmamış olanlar ile onbeş yaşını
doldurmamış sağır ve dilsizler;
1)
Suç nedeni ile
yakalanamaz ve hiçbir suretle suç tespitinde kullanılamaz.
2)
Kimlik ve suç
tespiti amacı ile yakalama yapılabilir. Kimlik tespitinden
hemen sonra serbest bırakılır. Tespit edilen kimlik ve suç,
mahkeme başkanı veya hâkimi tarafından tedbir kararı
alınmasına esas olmak üzere derhâl Cumhuriyet başsavcılığına
bildirilir.
b)
Oniki yaşını
doldurmuş, ancak onsekiz yaşını doldurmamış olanlar suç
sebebi ile yakalanabilirler. Bu çocuklar, yakınları ile
müdafiye haber verilerek derhâl Cumhuriyet başsavcılığına
sevk edilirler; bunlarla ilgili soruşturma Cumhuriyet
başsavcısı veya görevlendireceği Cumhuriyet savcısı
tarafından bizzat yapılır ve aşağıdaki hükümlere göre
yürütülür:
1)
Çocuğun gözaltına
alındığı ana-baba veya vasisine bildirilir.
2)
Kendi talebi
olmasa bile müdafiden yararlandırılır, ana-baba veya vasisi
müdafi seçebilir.
3)
Müdafi hazır
bulundurulmak şartı ile şüpheli çocuğun ifadesi alınır.
4)
Kendisinin
yararına aykırı olduğu saptanmadığı veya kanunî bir engel
bulunmadığı durumlarda ana-babası veya vasisi ifade
alınırken hazır bulunabilir.
5)
Yetişkinlerden
ayrı yerlerde tutulur.
6)
2253 sayılı Çocuk
Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanunda yazılı suçlar büyüklerle beraber işlendiği
takdirde soruşturma evresinde çocuklarla ilgili evrak
ayrılır, soruşturmaları ayrı ayrı yürütülür.
7)
Çocukların
kimlikleri ve eylemleri mutlaka gizli tutulur.
8)
Suçun mağduru
çocuksa, bunlara karşı işlenen suçüstü hâllerinde,
kovuşturulması suçtan zarar gören kimsenin şikâyetine bağlı
olan fiillerde şüphelinin yakalanması ve soruşturma
yapılması için şikâyet şartı aranmaz.
9)
Çocuklarla ilgili
işlemler mümkün olduğu ölçüde sivil kıyafetli görevliler
tarafından yerine getirilir.
10)
Çocuklara kelepçe
ve benzeri aletler takılamaz. Ancak, zorunlu hâllerde
çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya
beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri
önlemek için kolluk tarafından gerekli önlemler alınır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Müdafi ile İlgili
Hususlar
Müdafi tayini
Madde
20 –
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her
aşamasında bir veya birden fazla müdafiîn yardımından
yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya
sanığa müdafi seçebilir.
Soruşturma
evresinde, ifade almada en çok üç müdafi hazır bulunabilir.
Soruşturma ve
kovuşturma evrelerinin her aşamasında müdafiîn, şüpheli veya
sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında
olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez,
kısıtlanamaz.
Şüpheli veya
sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse,
talebi hâlinde baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
Şüpheli veya
sanık onsekiz yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz
veya kendisini savunamayacak derecede malûl olur ve bir
müdafiî de bulunmazsa talebi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
Üst sınırı en az
beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan
soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığın talebi
aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
Müdafi ile
görüşme
Madde
21 –
Şüpheli veya sanık vekâletname aranmaksızın müdafi ile her
zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda
görüşebilir. Bu kişilerin müdafiî ile yazışmaları denetime
tâbi tutulamaz.
Müdafiî ile
görüşmesinden önce ve görüşmesi sırasında, talebi hâlinde
yakalanan kişiye kalem ve kâğıt verilir.
Soruşturmayı
geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse,
vekâletname aranmaksızın en çok üç müdafi ifadede hazır
bulunabilir.
Her kolluk
biriminde görüşme için uygun şartları haiz görüşme odası
ayrılır.
Müdafiîn
soruşturma evrakını incelemesi
Madde
22
- Müdafi,
soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve
istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.
Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili Cumhuriyet
savcısının yazılı emri gerekir.
Müdafiîn dosya
içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması,
soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise,
Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkiminin
kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir.
Yakalanan kişinin
veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi
raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili
oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında,
ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
Müdafi,
Cumhuriyet başsavcılığınca iddianamenin mahkemeye verildiği
tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış
delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin
örneklerini harçsız olarak alabilir.
Bu maddenin
içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de
yararlanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
İfade Alma
İfade almanın
esasları
Madde
23 –
Şüphelinin ifadesinin alınmasında aşağıdaki hususlara
uyulur:
a)
Şüphelinin
kimliği saptanır. Şüpheli, kimliğine ilişkin soruları doğru
olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b)
Kendisine
yüklenen suç anlatılır.
c)
Müdafi seçme
hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından
yararlanabileceği, müdafiîn ifade sırasında hazır
bulunabileceği kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda
olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği
takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi
görevlendirilir.
d)
Müdafi sadece
hukukî yardımda bulunabilir, şüphelinin ifadesi alınırken
şüpheliye sorulan soruya doğrudan cevap veremez, onun yerini
aldığı izlenimi veren herhangi bir müdahalede bulunamaz.
Hukukî yardım maddî olayı karartabilecek müdahalelerin
yapılması anlamına gelmez. Müdafi şüpheliye bütün kanunî
haklarını hatırlatabilir ve müdafiîn her türlü müdahalesi
tutanağa geçirilir.
e)
5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 95 inci maddesi hükmü saklı kalmak
üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine
yakalandığı derhâl bildirilir.
f)
Yüklenen suç
hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu
söylenir.
g)
Şüpheden
kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği
hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini
ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek
imkânı tanınır.
h)
İfade verenin
kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
i)
İfade
işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılabilir.
j)
İfade bir
tutanağa bağlanır. Bu tutanakta şunlar yer alır:
1)
İfade alma
işleminin yapıldığı yer ve tarih,
2)
İfade alma
sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile
ifade veren kişinin açık kimliği,
|